Aspartat transaminaz, tıbbi literatürde AST (eski adıyla GOT) olarak da bilinen ve karaciğer hücrelerinin sitoplazmasında yoğun olarak bulunan bir enzimdir. Bu enzim, amino asit metabolizmasında aspartik asit ve oksaloasetat arasındaki dönüşümden sorumlu anahtar yapıdır. Kan tahlillerinde AST seviyesi, özellikle karaciğer hasarı veya kardiyak sorunlar açısından kritik bir gösterge olarak değerlendirilir.
AST, hücre bütünlüğü bozulduğunda kana sızar. Bu nedenle yüksek AST değerleri, hücrelerin yıkımına işaret eder. Ancak AST'nin en kritik yanı, spesifik olmamasıdır. Yalnızca karaciğerde değil; kalp kası, iskelet kasları, böbrekler, beyin ve eritrositlerde de bulunur. Bu durum, yüksek bir AST değerini yorumlarken dikkatli olmayı gerektirir.
Bir tahlil sonucu eline aldığında sadece AST'ye bakıp panik yapma. Şu üçlüye birlikte bakman gerekir:
1. ALT/AST Oranı: Bu oran, hasarın kaynağını ayırt etmede (karaciğer vs. diğer organlar) altın standarttır.
2. GGT ve ALP: Bu enzimler safra yolu tıkanıklıklarını veya karaciğerdeki diğer sorunları tespit etmede AST'ye ek bilgi verir.
3. Klinik Tablo: Hastanın şikayetleri, ilaç kullanımı ve yaşam tarzı (alkol, ağır spor) yorumlamada belirleyicidir.
Bir hastamda yalnızca AST yüksekliği gördüğümde, önce son 48 saat içinde ağır fiziksel aktivite yapmış olup olmadığını sorarım. Sıkça yapılan bir hata, hafif bir kas spazmı veya yoğun jimnastik sonrası yükselen AST'yi yanlışlıkla karaciğer sorunu sanmaktır. Bu nedenle, tek başına hafif düzeyde yüksek AST genellikle klinik anlam taşımaz ve çoğu zaman tekrarlanan testlerle normalleşir. Gerçek bir patoloji araştırması için, bu enzimin diğer karaciğer fonksiyon testleriyle korelasyon halinde değerlendirilmesi şarttır.