Elmalılı Hamdi Yazır, İslam dünyasında sadece bir müfessir değil, aynı zamanda bir devrimci, siyasetçi ve eğitimci olarak tanımlanabilecek, 20. yüzyılın en etkili Türk-İslam alimlerinden biridir. Adı, İstanbul’un Elmalı semtinden geldiği için "Elmalılı" unvanıyla geçer. Onu diğer dönemin âlimlerinden ayıran en kritik özellik, Kur’an-ı Kerim’in asli kaynağına, yani Arapçasına ve lügat köklerine dönerek tefsir yapmasıdır. O öncesi dönemde tefsirler genellikle "te’vil" (yorum) ağırlıklıyken, Hamdi Yazır "tefsir"i, kelimenin asıl anlamına sadık kalarak, Arap edebiyatının inceliklerini kullanarak yeniden inşa etti.
Onun başyapıtı olan Hak Dini Kur’an Dili, Türkçe tefsir geleneğinin zirvesi kabul edilir. Bu eserdeki yaklaşımını anlamak için şunu bilmelisin: Yazır, ayetleri okurken önce Arapça fiil köklerini, isim yapılarını ve edebi üslubu (belagat) çözümler. Sonra bu yapıyı modern Türkçeye, hem günlük dilde hem de akademik derinlikte aktarır. Bu, eseri okuyan kişiye Kur’an’ın sadece bir metin değil, yaşayan bir dil ve düşünce sistemi olduğunu hissettirir.
Hamdi Yazır’ı sadece bir kitap yazarı olarak görmek eksik kalır. O, I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı sürecinde aktif bir siyasetçi ve diplomat olarak görev yaptı. Özellikle İstiklal Mahkemeleri döneminde tutuklanıp hapse atılması, onun bağımsız duruşunun ve adalet arayışının kanıtıdır. Siyasi tutuklulukları sırasında dahi ilmi çalışmalara devam etmesi, onun karakterindeki azmi ortaya koyar.
Eğer Hak Dini Kur’an Dili’ni okumaya başlıyorsan, özellikle Fatiha Suresi veya Yasin Suresi tefsirlerinden başla. Bu surelerdeki Arapça kök analizlerinin ne kadar zengin ve aydınlatıcı olduğunu göreceksin. Not defterinle birlikte okumanı tavsiye ederim; çünkü Yazır’ın kullandığı bazı edebi ve fıkhi detaylar, ikinci bir okumada daha derin anlamlarına kavuşmanı sağlar. Onu tanımak, aslında Kur’an’ın "nasıl okunması gerektiğine" dair modern bir rehberi keşfetmektir.