Tilsit Antlaşması, 1807 yılının Haziran ayında imzalanan ve 1806-1807 Fransa-Prusya Savaşı'nın sonuçlarını belirleyen, Avrupa siyasi haritasını kökten değiştiren kritik bir diplomatik belgedir. Bu antlaşma, Fransa İmparatoru Napolyon Bonapart ile Prusya Kralı IV. Friedrich Wilhelm arasında, Prusya'nın yenilgisi ve ülkesinin işgali baskısı altında imzalanmıştır.
Bu antlaşmanın en büyük etkisi, Prusya'nın toprak bütünlüğünü ciddi şekilde zedelemesidir. Prusya, elinde bulunan toprakların yaklaşık yarısını kaybetmiştir. Kaybedilen bu bölgeler, daha sonra Vestfalya Krallığı olarak düzenlenmiştir. Ancak dikkat etmen gereken bir püf nokta var: Vestfalya Krallığı, Napolyon'un kardeşi Yozef Bonapart'a verilmiştir. Yani Prusya, sadece toprak kaybetmemiş, aynı zamanda komşusu olarak Fransa'nın doğrudan kontrolündeki bir müttefik devletle karşı karşıya kalmıştır.
Antlaşmanın getirdiği diğer temel maddeler şunlardır:
Tarihsel süreçte bu antlaşmayı incelerken, sadece toprak kaybına odaklanma. Asıl yıkım, siyasi bağımsızlığın kaybıdır. Prusya, Tilsit sonrası "ikinci sınıf" bir devlet konumuna düşmüştür. Bu屈ili konum, sonraki 15 yıl boyunca Prusya toplumu ve ordusu üzerinde derin bir travma yaratmış ve II. Dünya Savaşı'ndan önceki Prusya militarizminin ve reform hareketlerinin (Gneisenau ve Scharnhorst reformları) temel motivasyon kaynağı olmuştur.
Kısacası, Tilsit Antlaşması Napolyon döneminin en büyük diplomasi başarılarından biri olarak görülse de, Prusya için ulusal onurun ve jeopolitik dengeyi sarsan bir yenilgi belgesidir. Bu antlaşma, Kuzey Avrupa'daki güç dengelerini 1815 Viyana Kongresi'ne kadar şekillendiren temel faktör olmuştur.