"Sivil Cephe" (The Front) filminin yönetmeni John Cassavetes'tir. 1976 yapımı bu klasik, sinema tarihinin en önemli bağımsız yapımlarından biri olarak kabul edilir ve Cassavetes'in "anti-sinema" felsefesinin en somut örneklerinden biridir.
Çoğu kişi filmi sadece bir "Hollywood klasiği" olarak bilir, ancak asıl derinlik John Cassavetes'in yönetmenlik yaklaşımı yatar. Cassavetes, o dönemki standart stüdyo sistemine karşı çıkarak, diyalogları önceden yazılmamış (improvize), kameraların titrek ve yakın çekim olduğu, oyuncu performanslarının ham ve gerçekçi olduğu bir dil geliştirmiştir. "Sivil Cephe", bu dilin en olgun ve politik olarak en keskin uygulamasıdır.
Film, McCarthy döneminde hükümeti eleştiren sol eğilimli bir yazarla, bu yazarın işlerini yürüten oportünist bir ajan arasındaki gerilimi anlatır. İşte burada püf noktası başlar:
Eğer bu filmi izleyeceksen, klasik Hollywood filmlerindeki gibi "temiz" ve "akıcı" bir anlatım bekleme. Şu deneyi yapmanı öneririm: Filmi iki kez izle. İlk izlemede hikayeyi takip etmeye çalış. İkinci izlemede ise Michael Murphy'nin (Lewis J. Rosen adlı karakter) lens arkasındaki bakışlarını ve Woody Allen'ın (Julien Mayo) ses tonundaki çöküşü analiz etmeye odaklan. Cassavetes, asıl mesajı diyaloglarda değil, bu mikro-ekspresyonlarda ve sessizliklerde verir.
Sonuç olarak, "Sivil Cephe" sadece bir yönetmenlik sorusunun cevabı değil, John Cassavetes'in sinemayı bir sanat formu olarak yeniden tanımlama çabasının bir dönemidir. Onu izlemek, sinemanın ne olabileceğinin sınırlarını zorlayan bir deneyimdir.