İstikrar, sözlük anlamı olarak "sabit kalma, değişmezlik" veya "bir düzene, bir yola devam etme" durumunu ifade eder. Kökeni Arapça "istikrâr" kelimesine dayanır ve hem sözlükteki tanımdan çok daha derin, hem de günlük hayatın her alanını kapsayan bir kavramdır. Sadece fiziksel bir sabitlik değil, aynı zamanda zihinsel ve davranışsal bir tutarlılık halidir.
Bu kavramı tam olarak kavramak için iki boyutta ele almak gerekir: Dışsal İstikrar ve Dahili İstikrar.
İstikrar, genellikle "büyük başarılar" veya "uzun vadeli hedefler" ile ilişkilendirilir. Ancak asıl gücü, küçük ve sıkıcı görünen tekrarlarda saklıdır. Birçok insan motivasyonun zirvedeyken büyük adımlar atar, ancak motivasyon düştüğünde bırakır. İstikrar ise motivasyona bağımlı olmayan, alışkanlık haline gelmiş bir otomasyon sistemidir.
Burada sıkça yapılan bir hata, istikrarı katılık (rigidity) ile karıştırmaktır. Gerçek istikrar, koşullar değişse bile temel prensiplerden sapmamaktır.
İnsan beyni, enerji tasarrufu modunda çalışır ve yeniliği sever. İstikrar ise tekrar gerektirdiği için beynin "novelty seeking" (yeniye yönelim) dürtüsüyle çelişir. Bu yüzden istikrar, sadece irade gücüyle değil, ortam tasarımı ile başa çıkılabilir.
Sonuç olarak, istikrar; fırtınalı denizde geminin dümen tutmasıdır. Dalgalara karşı direnmek değil, rotadan sapmadan ilerlemektir. Sen için önemli olan şey, bir gün %100 başarı elde etmek değil, her gün %1'lik gelişimi kesintisiz sürdürebilmektir. Bu küçük birikimler, zamanın bileşik faizi gibi etkisini gösterir ve yıllar içinde seni tanımak istemediğin bir noktaya taşır.