Kütahya’nın il statüsüne kavuşma süreci, Osmanlı’nın erken döneminde gerçekleşen idari yapılanmaya dayanır. Kesin tarih olarak 1465 yılını işaret edebiliriz; ancak bu tarihten önceki süreçte de il (eyalet/mutasarrıflık) niteliğinde bir merkez olarak işlev görmüştür.
Kütahya, Selçuklu döneminde de önemli bir yerleşim yeri olsa da, Osmanlı Devleti’nin kurucu unsurlarından biri olan Kütahya Beyliği (Karamanoğulları ile karmaşık ilişkiler içeren yerel yönetimler) sayesinde stratejik bir konuma sahiptir. Fatih Sultan Mehmet döneminde, Anadolu’daki beyliklerin doğrudan merkeze bağlanması ve idari sınırların yeniden çizilmesiyle Kütahya, Biga Vadisi ve çevresindeki topraklarla birlikte bağımsız bir idari birim haline getirilmiştir.
1465 yılı, Kütahya’nın resmen "il" (veya dönemin terminolojisiyle "eyalet/mutasarrıflık") merkezi olarak tescillendiği ve bu statünün kalıcı hale geldiği yıl kabul edilir. Bu tarih, Kütahya’nın sadece bir kasaba olma özelliğini aşarak, çevre ilçeleri (Simav, Gediz, Tavşanlı, Dumlupınar vb.) bünyesinde barındıran büyük bir vilayet merkezi olma yolundaki en kritik adımdır.
Çoğu kaynakta 1864’ten sonraki Tanzimat düzenlemeleriyle birlikte "vilayet" sisteminin netleştiği düşünülse de, Kütahya gibi köklü şehirlerde idari özerklik çok daha öncesine dayanır. 1465 tarihi, Kütahya’nın Osmanlı’nın batıdaki en güçlü kaleleri ve ticaret merkezlerinden biri olarak, doğrudan sadrazam veya padişah nezdinde özel bir statü kazanmasını temsil eder. Bu durum, şehrin nüfus artışı, ticaret hacmi ve askeri öneminin artmasıyla doğrudan ilişkilidir.
Eğer Kütahya’nın tarihî kimliğini anlamaya çalışıyorsan, sadece "il olma" tarihine değil, Osmanlı’nın ilk yıllarındaki "ulu şehir" statüsüne de bakmanı öneririm. Kütahya, Osmanlı’nın ilk beş büyük şehri arasında sayılmaktadır. Bu, il olmasıyla değil, devletin kuruluşundan itibaren taşıdığı özel ağırlıkla açıklanır.
Özetle:
Resmi İdari Statü Tarihi: 1465
Dönem: Fatih Sultan Mehmet Dönemi
* Önemi: Biga ve Kütahya bölgesinin merkezi, Osmanlı’nın batıdaki stratejik kalelerinden biri.
Bu bilgi, Kütahya’nın sadece bir il merkezi olmadığını, aynı zamanda Osmanlı tarihî dokusunun en eski ve en sağlam parçalarından birini barındırdığını da gösterir.