Bulgaristan’ın kuruluş tarihi, aslında tek bir günle değil, iki kritik tarihsel eşik üzerinden okunmalı. Birincisi, Eski Bulgar Devleti’nin temellerinin atıldığı dönem; ikincisi ise modern anlamda ulusal bağımsızlığa kavuşulan dönemi.
Tarihsel derinliği seven biriysen, 681 yılı anahtar noktadır. Bu yıl, Bulgar kabileleri ile Bizans İmparatorluğu arasında imzalanan barış antlaşmasıyla birlikte Eski Bulgar Devleti’nin fiilen kurulduğu kabul edilir. Ancak bu, modern devlet yapısından ziyade, Orta Çağ’ın en büyük güçlerinden birinin doğuşudur. Prens Asparuh’un liderliğindeki Bulgarlar, Tuna Nehri’nin kuzeyine yerleşerek etnik ve siyasi bir birliktelik oluşturmuştur. Buradaki püf nokta, "Bulgar" kimliğinin yalnızca Türk kökenli göçebe kabilelerle sınırlı kalmayıp, zamanla yerli Trak ve Slav unsurlarıyla özdeşleşerek bugünkü Bulgar ulusal kimliğinin temeli olmasıdır.
Ancak günümüzde kullandığımız "Bulgaristan" kavramı ve bağımsız devlet statüsü için bakman gereken tarih 1878 ve 1908’dir.
Pratikte bu ayrımı neden bilmelisin? Çünkü çoğu kaynak sadece 1878’i işaret ederken, siyasi bağımsızlığın tam olarak gerçekleştiği 1908 tarihini atlar. Eğer bir tarih ödevi hazırlıyorsan ya da Balkan siyasetini inceliyorsan, 681 (etnik-devletçi köken) ve 1908 (modern bağımsızlık) arasındaki farkı net bir şekilde belirtmen, cevabının derinliğini ve uzmanlığını gösterir.
Sonuç olarak, "kuruluş"tan kastın Orta Çağ imparatorluğu ise 681, modern ulus-devlet ise 1908’dir. Bu iki tarih arasındaki 1200 yıllık süreç, Bulgar kimliğinin nasıl şekillendiğini anlamak için en zengin kaynaktır.