Filistin’in de facto (fiili) ve uluslararası toplumun büyük bölümü tarafından tanınan başkenti Doğu Kudüs’tür. Ancak bu durum, siyasi ve hukuki açıdan oldukça karmaşık ve tartışmalı bir süreçle şekillenmiştir. 1948’den bu yana İsrail tarafından işgal edilen Doğu Kudüs, 1967 Altı Gün Savaşı sonrası tam olarak İsrail kontrolüne geçmiş ve 1980 yılında İsrail Parlamentosu (Knesset) tarafından tek taraflı olarak İsrail’in başkenti ilan edilmiştir. Bu karar, uluslararası toplum tarafından hukuken geçersiz sayılmaktadır.
Filistin Ulusal Yönetimi (FİY) merkezi olarak Ramallah’ı kullanmaktadır. Ramallah, fiili yönetim merkezi, bakanlıkların ve diplomatik misyonların çoğunun bulunduğu şehir konumundadır. Yani günlük idari işleyiş Ramallah’ta sürerken, Kudüs hukuken ve sembolik olarak başkent kabul edilmektedir.
Bu ayrım neden önemlidir? Çünkü Kudüs’ün statüsü, herhangi bir barış anlaşmasının en kritik maddesi olmaya devam etmektedir. Filistin tarafı, Doğu Kudüs’ün işgalden kurtarılmasını ve payitaht ilan edilmesini temel hak olarak görürken, İsrail tarafı ise şehrin bölünmez bütünlüğünü ve başkentliğini reddetmez.
Eğer bir haritaya bakıp "Filistin’in başkenti neresi?" diye sorarsan, çoğu uluslararası kaynak Doğu Kudüs’ü işaret eder. Ancak pratik hayatta, özellikle diplomatik ilişkiler ve yönetim işleri söz konusu olduğunda Ramallah ön plana çıkar.
Bu konuda "tek bir doğru cevap" aramaktansa, hukuki statü ile fiili yönetim arasındaki farkı ayırt etmek en sağlıklı yaklaşımdır. Okuduğun kaynaklarda "Kudüs" yazıyorsa, bunun genellikle Doğu Kudüs kastedildiğini ve bunun da İsrail tarafından işgal altında olduğunu not etmelisin. "Ramallah" yazıyorsa, bunun mevcut Filistin yönetiminin operasyonel merkezi olduğunu anlamalısın. Bu nüans, jeopolitik gelişmeleri takip ederken seni yanıltmaktan korur.