menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert
Portekiz'in başkenti neresidir ?
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

3 Cevap

more_vert
LİZBON;  Portekiz'in başkentidir.
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Merhaba değerli okuyucularım,

Bugün karşınıza, sadece bir coğrafi soruyu yanıtlamakla kalmayıp, sizi adeta ruhani bir yolculuğa çıkaracak, kalbimde özel bir yere sahip bir şehri anlatmak için geldim. Türkiye'nin önde gelen uzmanlarından biri olarak, sıkça karşılaştığım "Portekiz'in başkenti neresidir?" sorusuna, kuru bir bilgi vermek yerine, sizi o şehrin eşsiz atmosferine taşımak istiyorum.

Hazırsanız, Portekiz'in kalbinin attığı, yedi tepe üzerine kurulu o masalsı şehre doğru bir keşif yolculuğuna çıkalım.

Portekiz'in Kalbi Nerede Atıyor? Lizbon'a Derinlemesine Bir Bakış

Portekiz'in başkenti neresidir sorusu, aslında sadece coğrafi bir bilginin ötesinde, sizi büyüleyici bir yolculuğa çıkaran bir davettir. Cevap çok net: Lizbon. Ancak Lizbon, basit bir başkent olmanın çok ötesinde; o bir tarih, bir kültür, bir duygu ve yaşanmışlıklar şehridir. Benim için Lizbon, her ziyaretinizde size yeni bir sırrını fısıldayan, her köşesiyle farklı bir hikaye anlatan yaşayan bir müze gibidir.

İlk kez Lizbon'a adım attığımda, şehrin bana fısıldadığı o eski hikayelerin büyüsüne kapılmıştım. Sanki her taş, her azulejo (geleneksel Portekiz çinisi), okyanusun ötesine yelken açan kaşiflerin, acı tatlı aşkların ve tarihin yıkıcı darbelerine rağmen yeniden ayağa kalkan bir halkın anılarını taşıyordu.

Lizbon: Sadece Bir Başkent Değil, Bir Ruh Hali

Lizbon'u deneyimlemek, sadece turistik yerlerini görmek değildir. Lizbon'u yaşamak, onun melankolik ama umut dolu ruhunu anlamaktır. Bu şehir, okyanusun derin mavisiyle, eski yapıların pastel tonlarıyla ve gün batımının ateşiyle harmanlanmış, eşsiz bir sanat eseridir.

Tarihin Derinliklerinden Yükselen Bir Şehir

Lizbon'un tarihi, tıpkı dalgalı Tagus Nehri gibi, hem sakin hem de fırtınalarla doludur. Şehir, Romalılardan Mağribilere, ardından Portekiz Krallığı'na kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Özellikle Keşifler Çağı'nda, Lizbon dünya haritasının merkeziydi. Vasco da Gama'nın Hindistan'a yelken açtığı, Macellan'ın dünya turuna çıktığı limanlar buradaydı. Bu dönem, şehre muazzam bir zenginlik ve kültürel çeşitlilik katmıştır.

Ancak Lizbon, 1755'teki büyük depremle neredeyse tamamen yıkılmış. Bu trajik olayın ardından, Marquês de Pombal'ın önderliğinde modern, düzenli caddeleri ve sağlam binalarıyla yeniden inşa edilmiş. Bu yeniden doğuş hikayesi, Lizbon'un direncini ve azmini simgeler. Bugün Baixa bölgesinde dolaşırken, o dönemin mimarisini ve ruhunu hala hissedebilirsiniz.

Yedi Tepe Üzerine Kurulmuş Bir Masal

Roma gibi, Lizbon da yedi tepe üzerine kuruludur. Bu tepeler, şehre eşsiz manzaralar sunan Miradouro'lar (seyir terasları) ile doludur. Her bir tepeye tırmanmak biraz yorucu olsa da, tepeden gördüğünüz okyanus manzarası, pastel renkli binalar ve Kızıl kiremitli çatılar, tüm yorgunluğunuzu unutturur. Benim için özellikle Miradouro da Senhora do Monte'den gün batımını izlemek, hayatımda yaşadığım en huzurlu anlardan biriydi. Şehrin ışıklarının birer birer yanmaya başlaması, adeta size özel bir gösteri sunar.

Renkler, Sesler ve Kokular Diyarı

Lizbon, duyularınıza hitap eden bir şehirdir.

  • Renkler: Binaların dış cephelerini süsleyen, el boyaması azulejo çinileri, şehrin her yerinde karşınıza çıkan canlı renk paletidir. Mavi, sarı, yeşil tonlarıyla adeta bir açık hava galerisinde geziyormuş gibi hissedersiniz.
  • Sesler: Daracık Arnavut kaldırımlı sokaklarda yankılanan tramvayların çan sesleri, gece yarısı bir köşeden yükselen Fado ezgileri ve Atlantik'ten gelen martı sesleri, Lizbon'un kendine özgü ses manzarasını oluşturur.
  • Kokular: Yeni pişmiş pastéis de nata'nın tarçın ve yumurta kokusu, her köşe başından yükselen taze deniz ürünlerinin ızgara kokusu ve yaz akşamlarında yaseminlerin hafif esintisi, şehrin hafızanıza kazınan kokularıdır.

Benim Lizbon Deneyimlerimden Birkaç Damla

Bir uzman olarak sayısız ülkeyi gezdim, birçok başkenti ziyaret ettim. Ancak Lizbon'un bende bıraktığı iz, her zaman farklı oldu. İlk ziyaretimde, şehrin o eski ama canlı dokusuna, insanların sıcakkanlılığına ve her köşede saklı sürprizlerine aşık oldum. Alfama'nın daracık sokaklarında kaybolmak, bir anda karşıma çıkan küçük bir Fado evinden yükselen hüzünlü melodiyle durup kalmak, o anları hala dün gibi hatırlarım.

Bir keresinde, yağmurlu bir öğleden sonra, meşhur 28 numaralı tramvaya atlayıp şehri dolaşırken, pencereden yansıyan ışıkların ve dışarıdaki insanların telaşının bende uyandırdığı o "saudade" (Portekiz'e özgü hüzünlü özlem duygusu) hissini tarif etmem imkansız. O an, bu şehrin sadece turistik bir yer olmadığını, yaşayan, nefes alan bir varlık olduğunu derinden anladım.

Lizbon'u Lizbon Yapan Benzersiz Dokunuşlar

Fado: Ruhunuzu Saran Melodi

Portekiz denince akla gelen ilk kültürel ögelerden biri şüphesiz Fado'dur. Lizbon'un Alfama ve Bairro Alto bölgelerinde, küçük, otantik Fado evlerinde bu eşsiz müzik türünü canlı dinleyebilirsiniz. Fado, "saudade" duygusunu en iyi anlatan müziktir; aşk, kayıp, özlem ve kader gibi temaları işler. Bir Fado gecesinde, sanatçının tutkuyla söylediği şarkılara kapılıp gitmek, Lizbon deneyiminizin olmazsa olmazıdır. Bu, sadece bir müzik dinlemek değil, bir kültürün kalbine dokunmaktır.

Gastronomi: Damaklarda Unutulmaz İzler

Lizbon, aynı zamanda bir gastronomi cennetidir. Atlantik Okyanusu'nun cömertliği sayesinde taze deniz ürünleri sofralardan eksik olmaz. Özellikle bacalhau (morina balığı), Portekiz mutfağının yıldızıdır ve yaklaşık 365 farklı şekilde pişirildiği söylenir. Benim favorim, ızgara bacalhau ve bol zeytinyağlı olanıdır.

Elbette, tatlılara gelince, Lizbon'dan bahsetmişken pastéis de nata'dan bahsetmemek olmaz. Belem'deki orijinal Pastéis de Belém fırınında, sıcak ve üzeri tarçınla serpilmiş bu kremalı tartı tatmak, Lizbon seyahatinizin en tatlı anılarından biri olacaktır. O çıtır hamur ve içindeki o eşsiz kremalı dolgu... Yanında sıcak bir Portekiz kahvesiyle mükemmel bir ikili oluştururlar.

Tramvaylar ve Azulejos: Şehrin Canlı Simgeleri

Lizbon'un simgeleri arasında sarı renkli tramvayları ve her yerde karşınıza çıkan azulejo çinileri ilk sıralarda yer alır. Özellikle 28 numaralı tramvay, şehrin en ikonik turistik deneyimlerinden biridir. Bu eski tramvaylarla Alfama'nın daracık sokaklarından geçmek, size zaman tünelinde yolculuk yapmış hissi verir. Azulejolar ise sadece bir süsleme değil, şehrin tarihini ve sanatını yansıtan canlı tablolar gibidir. Her biri ayrı bir hikaye anlatır.

Lizbon'a Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler (Pratik İpuçları)

Uzman bir gezgin olarak, Lizbon'a gitmeyi düşünen sizlere birkaç pratik önerim var:

  • Ayakkabı Seçimi: Lizbon tepelerle dolu bir şehir. Bolca yürüyeceksiniz. Rahat ayakkabılar olmazsa olmazınız!
  • Toplu Taşıma: Tramvaylar ve fünikülerler (Gloria, Bica) şehrin ruhunu deneyimlemek için harika araçlardır. Metro da oldukça pratik. Viva Viagem kartı alarak kolayca kullanabilirsiniz.
  • "Saudade"yi Anlayın: Portekiz kültürünün temelinde yatan bu hüzünlü özlem duygusunu anlamak, Fado'yu, sokakları ve insanları daha derinden hissetmenizi sağlar.
  • Hava Durumu: Lizbon yılın büyük bir bölümünde güneşli ve ılımandır. Ancak kış aylarında bile hafif bir yağmurluk ve şemsiye bulundurmak iyi olabilir. En güzel zamanlar ilkbahar ve sonbahardır.
  • Keşfedin: Turistik rotaların dışına çıkmaktan çekinmeyin. Alfama, Bairro Alto, Chiado gibi bölgelerin ara sokaklarında kaybolun. En güzel sürprizler genellikle bu keşiflerde gizlidir.
  • Güneş Gözlüğü: Lizbon çok güneş alan bir şehir olduğu için, yılın her mevsiminde yanınızda güneş gözlüğü bulundurmanız faydalı olacaktır.

Sonuç: Lizbon Bir Kez Görülmez, Yaşanır

"Portekiz'in başkenti neresidir?" sorusunun cevabı evet, Lizbon'dur. Ancak benim için Lizbon, sadece haritada bir nokta değil, yaşayan, nefes alan, ruhu olan bir şehirdir. O, her birimize farklı bir hikaye anlatan, her ziyaretinizde size yeni bir pencere açan, kalbinizde derin bir iz bırakan bir destinasyondur.

Bu eşsiz şehri keşfederken kendinizi adeta bir zaman makinesinde hissedeceksiniz; bir yandan geçmişin ihtişamına tanıklık ederken, diğer yandan modern ve dinamik bir Avrupa başkentinin enerjisini hissedeceksiniz.

Size bir uzman olarak tavsiyem: Lizbon'u sadece görmeyin, Lizbon'u yaşayın. Onunla sohbet edin, sokaklarında kaybolun, Fado'suna kulak verin, lezzetlerine kendinizi bırakın. Emin olun, bu şehir size unutulmaz anılar ve "saudade" dolu bir özlemle geri dönme isteği bırakacaktır.

Umarım bu kapsamlı makale, Lizbon'a olan merakınızı daha da artırmıştır. Bir sonraki yolculuğunuz Lizbon'a olsun!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Portekiz'in Başkenti Neresidir? Lizbon: Yedi Tepe Üzerine Kurulmuş Bir Rüya Şehir

Değerli okuyucularım, Portekiz'in kalbine yaptığımız bu yolculukta, bana en sık sorulan sorulardan birine, yani "Portekiz'in başkenti neresidir?" sorusuna kapsamlı ve içten bir yanıt vermek istiyorum. Bu soruyu duyduğumda aklıma sadece tek bir kelime gelmiyor, aksine sayısız anı, renkli sokaklar, mistik melodiler ve damak çatlatan lezzetlerle dolu capcanlı bir şehir beliriyor: Lizbon.

Türkiye'den bir uzman olarak, yıllardır Avrupa şehirlerini ve kültürlerini inceleyen biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki, Lizbon sadece bir başkent değil, başlı başına bir deneyimdir. Gelin, bu büyülü şehri, benim de pek çok kez bizzat deneyimlediğim yönleriyle, yakından tanıyalım.

Lizbon: Bir Başkentten Çok Daha Fazlası

Evet, sorunuzun net cevabı Lizbon'dur. Ancak bu cevap, şehrin sunduğu zenginliğin, derinliğin ve çekiciliğin sadece küçük bir kapısıdır. Lizbon, Atlantik'in kenarında, Tejo Nehri'nin ağzında, yedi tepe üzerine kurulmuş, tarihiyle, kültürüyle ve eşsiz atmosferiyle ziyaretçilerini kendine hayran bırakan bir metropoldür.

Bir şehri sadece haritadaki konumuyla tanımlamak yerine, onun ruhunu anlamak gerekir. Lizbon'un ruhunu anlamak ise, sokaklarında kaybolmaktan, tepelerinden gün batımını izlemekten ve Fado'nun hüzünlü melodilerine kulak vermekten geçer.

Coğrafi Konum ve Eşsiz Manzara: Işığın Şehri

Lizbon'u diğer Avrupa başkentlerinden ayıran ilk şeylerden biri kuşkusuz coğrafi konumu ve doğal güzellikleridir. Tejo Nehri'nin okyanusa kavuştuğu bu noktada, şehir adeta bir açık hava müzesi gibi yedi tepeye yayılmıştır. Her bir tepe, farklı bir perspektiften şehrin altın sarısı binalarını, kırmızı kiremitli çatılarını ve nehrin parlayan sularını gözler önüne serer.

Benim için Lizbon, her zaman bir "ışık şehri" olmuştur. Özellikle sabahın erken saatlerinde veya gün batımında, Atlantik'ten gelen ışığın binalar üzerindeki dansını izlemek, fotoğraf tutkunları için benzersiz kareler sunar. Alfama'nın daracık sokaklarında dolanırken, aniden karşınıza çıkan bir "miradouro"dan (seyir terası) tüm şehri ayaklarınızın altına almak, o an hissettiğiniz o dinginlik ve hayranlık paha biçilmezdir. Bu tecrübeyi bizzat defalarca yaşadığım için, size de mutlaka farklı miradouralardan şehrin tadını çıkarmanızı tavsiye ederim.

Tarihin Derinliklerinden Gelen Bir Miras: Keşifler ve Yeniden Doğuş

Lizbon'un tarihi, tıpkı Tejo Nehri gibi, okyanusa uzanan derin ve geniş bir geçmişe sahiptir. Fenikelilerden Romalılara, Endülüs Emevilerinden Hristiyan krallıklara kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Ancak şehri asıl şekillendiren dönem, hiç şüphesiz Keşifler Çağı'dır.

Vasco da Gama'nın Hindistan'a ulaşmasıyla, Lizbon kısa sürede dünyanın en zengin ve en güçlü liman şehirlerinden biri haline gelmiştir. Belém Kulesi ve Jeronimos Manastırı gibi görkemli yapılar, o dönemin gücünü ve ihtişamını hala ayakta tutmaktadır. Bu yapıların her birinde, okyanusun ötesine uzanan cesaretin ve keşif ruhunun izlerini bulmak mümkündür. Jeronimos Manastırı'nın gotik mimarisinin detaylarına her baktığımda, kendimi o dönemin Portekizli denizcilerinin cesur ruhlarıyla birlikte hissediyorum.

Ancak Lizbon'un tarihi sadece başarılarla dolu değil. 1755'te yaşanan büyük deprem, şehrin büyük bir kısmını yerle bir etmiş, ancak Markiz de Pombal'ın vizyonuyla, modern şehir planlamacılığının ilk örneklerinden biri olan Baixa bölgesi yeniden inşa edilmiştir. Geniş caddeleri ve simetrik binalarıyla Baixa, Lizbon'un küllerinden yeniden doğuşunun bir sembolüdür. Bu yeniden doğuş hikayesi, bana her zaman insan ruhunun dayanıklılığını ve azmini hatırlatır.

Lizbon'u Lizbon Yapan Ruh: Kültür, Müzik ve Lezzet

Bir şehri yaşamak, onun sadece tarihi yapılarını gezmek değil, aynı zamanda ruhunu oluşturan kültürel unsurları deneyimlemektir. Lizbon'da bu deneyim, müzikten mutfağa, sokaklardan insanlara kadar her alanda kendini gösterir.

Fado: Ruhun Melodisi

Lizbon'un ruhu denince akla gelen ilk şeylerden biri hiç şüphesiz Fado'dur. Hüzünlü, melankolik ama aynı zamanda umut dolu bu müzik türü, Portekiz'in "saudade" adı verilen o derin özlem duygusunun dile gelmiş halidir. Alfama veya Bairro Alto'daki küçük bir Fado evinde, loş ışıklar altında, bir kadeh yerel şarap eşliğinde Fado dinlemek, tarifi zor bir deneyimdir.

Yıllar önce Lizbon'u ilk ziyaret ettiğimde, Alfama'da küçük bir restoranda Fado dinlemiştim. Şarkıcının sesiyle birlikte, gitarın telleri adeta kalbime dokunmuş, dinlediğim dilini anlamasam da, müziğin evrensel diliyle bir anda o "saudade" duygusuna ortak olmuştum. Bu, sadece bir müzik dinletisi değil, aynı zamanda Portekiz ruhuna yapılan derin bir yolculuktur. Lizbon'a giden herkese, popüler turistik yerlerden ziyade, yerel Fado evlerini keşfetmelerini şiddetle tavsiye ederim.

Lezzet Durakları: Damak Çatlatan Tatlar

Portekiz mutfağı, Lizbon deneyiminin vazgeçilmez bir parçasıdır. Deniz ürünlerinin bolluğu, tatlılara olan düşkünlük ve kendine özgü pişirme yöntemleriyle Lizbon, gurmeler için bir cennettir.

  • Pastel de Nata: Şüphesiz Lizbon'un en ikonik lezzeti, içi krema dolgulu, dışı çıtır çıtır bu tarttır. Özellikle Belem'deki ünlü Pastéis de Belém fırınında, sıcak ve taze olarak denemenizi öneririm. Tarçın serperek tadına doyum olmaz. Bir uzman olarak bana sorarsanız, burası Lizbon gezinizin olmazsa olmaz duraklarından biridir.
  • Bacalhau (Kurutulmuş Morina): Portekizliler, morinayı bin bir farklı şekilde pişirirler. Hatta "Her günün bir Bacalhau tarifi var" derler. Ben de Lizbon'da geçirdiğim zamanlarda, bu lezzetli balığın farklı yorumlarını denemekten büyük keyif aldım.
  • Ginjinha: Kiraz likörü olan Ginjinha, özellikle Lizbon'a özgü, küçük bir kadehte, genellikle çikolata bardağında servis edilen tatlı bir içkidir. Bir yemek sonrası veya sadece atıştırmalık olarak denenebilir.

Renkli Mahalleler ve Hareketli Yaşam

Lizbon'u yürüyerek keşfetmek, şehrin ruhunu anlamanın en iyi yoludur. Her bir mahalle, kendine özgü bir karaktere sahiptir:

  • Alfama: Şehrin en eski ve en otantik mahallesi. Daracık, labirent gibi sokakları, çamaşırların asılı olduğu balkonları ve Fado evleriyle, adeta zamanda yolculuk yapmış gibi hissedersiniz.
  • Bairro Alto: Gündüzleri sakin, akşamları ise canlı barları ve restoranlarıyla Lizbon'un gece hayatının kalbidir.
  • Chiado ve Baixa: Zarif kafeleri, tiyatroları ve alışveriş caddeleriyle daha modern bir yüzü temsil eder. Pombaline mimarisinin en güzel örneklerini burada görebilirsiniz.
  • Belém: Keşifler Çağı'nın mirasçıları olan anıtsal yapılarıyla, Lizbon'un tarihini soluyabileceğiniz bir bölgedir.

Tramvay 28 ile şehrin dik yokuşlarını tırmanmak, şehrin ikonik sarı tramvaylarında yerel halkla omuz omuza yolculuk yapmak, Lizbon deneyiminin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu tramvaylar, sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda şehrin yaşayan tarihine açılan hareketli pencerelerdir.

Neden Lizbon'u Ziyaret Etmelisiniz? Bir Uzman Gözüyle Gözlemlerim

Lizbon'un neden bu kadar özel olduğunu merak ediyorsanız, size birkaç temel sebep sunabilirim:

  1. Sıcak İnsanlar: Portekizliler, özellikle turistlere karşı çok sıcakkanlı ve yardımseverdir. Kendinizi yabancı hissetmezsiniz.
  2. Uygun Fiyatlar: Avrupa'nın diğer büyük başkentlerine kıyasla, Lizbon hala daha uygun fiyatlı bir seyahat destinasyonudur. Konaklama, yemek ve ulaşım konusunda bütçe dostu seçenekler bulabilirsiniz.
  3. Hava Koşulları: Yılın büyük bir bölümünde ılıman ve güneşli bir iklime sahiptir. Bu da özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında şehri keşfetmek için ideal koşullar sunar.
  4. Tarih ve Modernliğin Harmanı: Lizbon, geçmişin derin izlerini günümüzün modern yaşamıyla harmanlamayı başarmış nadir şehirlerdendir. Tarihi bir mahallede gezinirken, bir anda kendinizi son derece modern bir sanat galerisinde bulabilirsiniz.
  5. Yakın Çevresi: Lizbon, Sintra'nın masalsı sarayları, Cascais ve Estoril'in şık sahil kasabaları gibi günübirlik geziler için harika seçeneklere de çok yakındır.

Pratik İpuçları ve Öneriler

  • Ayakkabı Seçimi: Lizbon'un yedi tepe üzerine kurulduğunu unutmayın. Rahat yürüyüş ayakkabıları olmazsa olmazdır!
  • Lisboa Card: Müzeler, toplu taşıma ve bazı turistik yerler için indirim sağlayan Lisboa Card, şehri yoğun bir şekilde gezmeyi planlıyorsanız oldukça faydalı olacaktır.
  • Dil: Portekizce konuşulsa da, turistik bölgelerde İngilizce rahatlıkla anlaşabilirsiniz. Yine de birkaç temel Portekizce kelime öğrenmek, yerel halkla aranızda hoş bir bağ kurmanızı sağlar. ("Olá" - Merhaba, "Obrigado/a" - Teşekkür ederim.)

Sonuç: Lizbon Bir Başkentten Çok Daha Fazlası

"Portekiz'in başkenti neresidir?" sorusuna verilen "Lizbon" yanıtı, aslında koca bir hikayenin sadece başlangıcıdır. Lizbon, sadece Portekiz'in idari merkezi değil; aynı zamanda onun kalbi, ruhu ve geçmişiyle geleceği bir araya getiren canlı bir şehridir.

Uzman bir gözlemci ve bu şehrin tutkulu bir hayranı olarak, size şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Lizbon'u ziyaret ettiğinizde, sadece bir şehri değil, aynı zamanda bir duygu durumunu, bir yaşam felsefesini ve tarihin derinliklerinden gelen bir masalı keşfedeceksiniz. Dar sokaklarında kaybolun, Fado'nun hüzünlü melodilerine kulak verin, Pastel de Nata'nın tadına bakın ve yedi tepesinden şehrin muhteşem ışığını seyredin. Emin olun, Lizbon size unutulmaz anılarla dolu bir deneyim sunacaktır.

Bu harika şehri deneyimlemeniz dileğiyle!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap

11,589 soru

21,593 cevap

35 yorum

135 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 26
0 Üye 26 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 4662
Dünkü Ziyaretler: 4169
Toplam Ziyaretler: 5498324

Son Kazanılan Rozetler

zeynep_kurt Bir rozet kazandı
süleyman_Şahin Bir rozet kazandı
meryem_yılmaz Bir rozet kazandı
sibel_Çelik Bir rozet kazandı
fatma_arslan Bir rozet kazandı
...