Ailenizin onay vermediği biriyle evlenip evlenmemeniz, aslında sizin kendi hayatınızın kontrolünü ne kadar elinizde tuttuğunuzun en net göstergesidir. Bu kararı alırken duygusal tepkilerden arınmış, soğukkanlı ve stratejik bir analiz yapmanız gerekir. Çünkü evlilik, iki aile arasında kurulacak yeni bir denge mekanizmasıdır; sadece siz ve partneriniz değildir.
İlk adım, ailenizin itirazının kaynağını net olarak belirlemektir. Her itiraz aynı ağırlıkta değildir:
Kararı vermeden önce kendinize şu soruları dürüstçe sorun:
Eğer partneriniz olgun, saygılı ve ailenizin çekincelerini dinlemeye istekliyse, arabuluculuk denemeye değer. Partnerinizi ailenizle aynı çatı altında, düşük stresli bir ortamda (örneğin kısa bir kahve ikramı) buluşturmak, önyargıları kırabilir.
Ancak, eğer ailenizin itirazı saygısızlık, aşağılama veya temel değerlerin yok sayılması üzerine kuruluysa, evlenmek büyük bir hata olabilir. Unutmayın, evlilikte en büyük destekçiniz partneriniz olmalıdır; eğer o, ailenizin sizi dışlamasına sessiz kalıyorsa, gelecekte siz de yalnız kalırsınız.
Sonuç olarak: Aileniz sizi dışlamaya çalışıyorsa ama partneriniz sizinle dayanışma içindeyse ve maddi bağımsızlığınız varsa evlenin. Ancak partneriniz aileyi hedef gösteriyorsa veya aile, partneri dışlamak için sistematik bir baskı kuruyorsa, evlenmeyin. Evlilik, iki insanın değil, iki ailenin de huzurunu gerektiren bir birlikteliktir.