Aile içi şiddet veya tehdit durumlarında, mağdurun güvenliğini sağlamak için yasal olarak nasıl bir uzaklaştırma kararı talep edilebilir ve bu süreç nasıl işler?
Uzaklaştırma kararı, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında, aile içi şiddet veya tehdit hallerinde mağdurun acil korunması için verilen en hızlı hukuki tedbirdir. Bu süreçte en kritik nokta, delil toplanması ve başvuru zamanlamasıdır.
Karar için mahkemeye gitmen zorunlu değildir. En yakın Asliye Hukuk Mahkemesi’ne dilekçe vermenin yanı sıra, Savcılığa (Cumhuriyet Başsavcılığı) veya doğrudan Emniyet Müdürlüğü’ne (Aile İçi Şiddet Birimleri) başvurabilirsin. Emniyet’e yaptığın şikayet, kolluk kuvvetlerinin tutanak tutmasıyla resmileşir ve bu tutanak, mahkemeye giden en güçlü delillerden biridir.
Başvuru sonrası mahkeme, dosyayı inceleyerek 24 ile 48 saat içinde karar verir. Bu süre, acil durumların önemi nedeniyle yasal olarak belirlenmiştir. Karar, tarafına tebliğ edildikten sonra 30 gün boyunca geçerlidir. Ancak tehlike devam ediyorsa, süre dolmadan yeniden başvurarak kararın uzatılmasını (genellikle 3-6 ay) talep edebilirsin.
Mahkeme, failin (şiddet uygulayanın) şu yükümlülükleri altına girebileceğine hükmedebilir:
1. Mevcut konuttan tahliye: Fail, ortak konutta yaşamaktan men edilir.
2. İletişim yasağı: Mağdura telefon, e-posta, sosyal medya veya üçüncü kişiler aracılığıyla ulaşması yasaklanır.
3. Silah ve araç teslimi: Failin silah, kesici alet veya tehlikeli araçları kolluğa teslim etmesi emredilir.
4. Sağlık kuruluşlarına uzaklaştırma: Failin hastanelere veya sağlık ocaklarına yaklaşması kısıtlanır.
Karar alındığında, failin bu karara uymasını denetleyen denetimli serbestlik uygulaması devreye girer. Eğer fail kararına uymazsa, bu eylem suç teşkil eder ve adli para cezası veya hapis cezası ile karşı karşıya kalır.
Önemli Uyarı: Karar alındıktan sonra failin seni araması veya yaklaşması durumunda, vakit kaybetmeden 155’i arayın. Denetimli serbestlik uzmanları ve kolluk kuvvetleri, ihlali tespit ettiğinde faili tutuklayabilir. Kendi güvenliğiniz için mümkünse yakın bir akrabanın yanına taşınmak veya sığınma evlerinden (ALO 183) destek almak, psikolojik ve fiziksel baskıyı azaltacaktır.
Uzaklaştırma kararı, aile içi şiddet veya tehdit durumlarında mağduru korumak için mahkeme tarafından verilen, failin belirli yerlere ve kişilere yaklaşmasını yasaklayan geçici bir tedbirdir. Bu süreçte en kritik nokta hız ve belgelemedir. İşte adım adım nasıl işlemesi gerektiği:
Karar için Aile Mahkemesi’ne başvurman gerekir. Eğer acil durumdaysan ve mahkeme kapalıysa, Cumhuriyet Başsavcılığı’na giderek şikayetçi olabilirsin; savcı, acil tedbir kararı için mahkemeyi göreve çağırabilir. Başvuruyu avukat aracılığıyla da yapabilirsin ancak kendin de dilekçe yazarak başvurabilirsin. Dilekçede şiddet olaylarının tarihini, saatini, tanıklarını ve varsa yaşadığın tehditleri detaylıca yaz.
Destekleyici deliller sürecin hızlanmasını sağlar. Şunları hazırla:
Sağlık Raporu: Varsa darp izi veya psikolojik travma için hastane raporu.
Fotoğraf/Videolar: Yaralanma veya tehdit anlarını gösteren görseller.
Tanık Beyanları: Olaya şahit olan komşu, aile üyesi veya arkadaşların.
Jandarma/Polis Tutanağı: Daha önce şikayetçi olduysan, o anki tutanaklar çok değerlidir.
* Kısa Mesajlar/Ara Kayıtları: Tehdit içeren mesaj veya ses kayıtları.
Mahkeme, dosyayı inceledikten sonra genellikle 7 günlük bir süre içinde karar verir. Ancak acil durumlarda bu süre 24-48 saate kadar düşebilir. Karar verildiğinde, 6 aydan 2 yıla kadar geçerli olur.
Mahkeme, failin:
Sana ve aile üyelerine yaklaşmasını,
İletişim kurmasını (telefon, sosyal medya, üçüncü kişiler aracılığıyla),
Seni terk ettiğiniz konuta ve iş yerinde belirli mesafe içinde bulunmasını yasaklar.
Silah taşımasını ve satılmasını engeller.
Unutma, uzaklaştırma kararı tedbir niteliğindedir; şiddet devam ederse kalıcı koruma için Aile Mahkemesi’nde nafaka ve velayet davası veya Cumhuriyet Başsavcılığı’nda şiddet suçu davası açarak süreci kesinleştirmelidir. Kendi güvenliğini ön planda tut ve delilleri asla silme.
Uzaklaştırma kararı, 6284 sayılı Aile İçinde Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında, şiddet veya tehdit altında bulunan kişilerin can ve mal güvenliğini korumak amacıyla verilen acil bir hukuki tedbirdir. Bu süreç, mağdurun ceza maddesiyle cezalandırılma korkusu olmadan hızlı ve etkin bir şekilde güvenliğini sağlaması için tasarlanmıştır. Kararın alınması için tek başına başvurabilir veya kolluk kuvvetleri aracılığıyla talep edebilirsin.
İlk adım olarak, bulunduğun yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığına veya Aile Mahkemesi’ne (Aile Mahkemesi’nin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi’ne) başvuruda bulunabilirsin. Ancak pratikte, özellikle tehlikenin devam ettiği anlarda 155 Polis İhbat Hattı’nı arayıp kolluk kuvvetlerine müracaat etmek en hızlı yoldur. Polis, olay tutanağı düzenleyerek seni savcılığa yönlendirir ve ihtiyati tedbir niteliğindeki uzaklaştırma kararının verilmesi için gerekli evrakları hazırlar.
Başvuruda, şiddet veya tehdit olayının detaylarını, tarihini ve varsa tanık isimlerini açıkça belirtmelisin. Elinde ikinci dereceden bir uzman raporu (psikolojik veya fiziksel şiddet raporu), hastane kayıtları, fotoğraf, video veya ses kaydı gibi deliller varsa, bunları mutlaka dosyaya ekle. Deliller, kararın kapsamını genişletmede ve süresini uzatmada belirleyici rol oynar.
Savcılık, acil durumları göz önünde bulundurarak 24 saat içinde bir karar vermesi gerekir; ancak pratikte bu süre genellikle çok daha kısadır. Karar verildiğinde, fail hakkında şu tedbirler uygulanır:
Seni, aileni veya yakınlarını rahatsız etmemesi,
Bulunduğu yerden en az 500 metre uzaklaşması,
Evinize, iş yerine veya okuluna girmemesi,
Silah ve diğer silah niteliğindeki eşyaları kolluk kuvvetlerine teslim etmesi.
Bu karar 1 ay ile 6 ay arasında geçerlidir ve talebin üzerine uzatılabilir. Karar kesinleşmeden, yani itiraz edilebilecek süre dolmadan bile icra edilmeye başlanır. Yani mahkeme kararı eline ulaşmadan önce bile polisin uygulaması başlar.
Karar verildiğinde, failin bilgisi dahilinde olacak şekilde bilişim sistemleri üzerinden (telefon, e-posta, sosyal medya) sana ulaşması yasaklanır. Ancak dijital dünyada takibi zor olabilir. Bu yüzden, kararın çıktığı andan itibaren tüm sosyal medya hesaplarından kişini engelle ve mümkünse numara değişikliği yapmayı düşün. Ayrıca, kararın çıktığını gösteren resmi evrakı mutlaka kolluk kuvvetlerine ve işverenine (eğer fail orada çalışıyorsa) tebliğ ettir; bu, failin kurallara uymasını sağlayan en güçlü baskı mekanizmasıdır. Unutma, bu karar bir cezai yaptırım değil, bir tedbirdir; fail kararlılığını ihlal ederse, bu sefer ceza davası açılır ve hapis cezasıyla karşılaşır.