Çalgı Çengi filminin yönetmeni Selçuk Aydemir'dir. Eğer bu filmi izlediysen ve o kendine has, samimi mizah anlayışına hayran kaldıysan, bilmelisin ki bunun mimarı Aydemir'in ta kendisidir. Onunla birlikte Ahmet Kural ve Murat Cemcir ikilisinin yıldızını parlatmış, Türk komedisine bambaşka bir soluk getirmiş bir isimden bahsediyoruz.
Aydemir'in yönetmenlik tarzı, gündelik hayattan beslenen diyaloglar, absürt durumlar ve karakterlerin saf, iyi niyetli ama bir o kadar da çaresiz halleri üzerine kuruludur. Çalgı Çengi, aslında onun bu formülü ilk kez büyük ölçekte ve bu kadar başarılı bir şekilde uyguladığı, adeta bir milat niteliğinde filmidir. Filmin düşük bütçeli olmasına rağmen yakaladığı samimiyet ve ele aldığı mahalle kültürü, izleyiciyle anında bağ kurmasını sağlamıştır. Bu, onun kariyerinde bir dönüm noktası olduğu gibi, Türk bağımsız komedi sineması için de yeni bir kapı aralamıştır.
Aydemir, sıradan insanların başından geçen olağanüstü olayları, son derece doğal bir dille ve gerçekçi tepkilerle perdeye yansıtmayı çok iyi başarıyor. Çalgı Çengi'deki Sivaslı iki müzisyenin mafya işlerine bulaşma hikayesi, hem komik hem de gerilimli anları bir arada sunarken, karakterlerin inandırıcılığı asla kaybolmaz. Bu da seyircinin "bu benim başıma da gelebilirdi" hissine kapılmasını sağlar. Onun mizahı, zorlama esprilerden ziyade, durum komedisi ve karakterlerin doğal tepkilerinden beslenir.
Benim için Çalgı Çengi'yi izlemek, sinemada yeni bir dönemin başladığını görmek gibiydi. O zamana kadar benzerine pek rastlamadığımız bu "içimizden" komedi tarzı, daha sonra İşler Güçler, Kardeş Payı gibi dizi projelerinin ve Düğün Dernek gibi gişe rekortmeni filmlerin de temellerini attı. Aydemir'in yönettiği bu projelerde Ahmet Kural ve Murat Cemcir'le kurduğu o eşsiz uyum, Türk komedi tarihinde gerçekten özel bir yer edindi. Onun Çalgı Çengi İkimiz ile devam filmini çekmesi de bu evrenin ne kadar sevildiğinin somut bir göstergesiydi.
Kendi adıma konuşacak olursam, Çalgı Çengi'nin, sadece komedi unsurlarıyla değil, aynı zamanda karakterlerinin derinliği ve hikaye anlatımındaki doğallıkla da ön plana çıktığını düşünüyorum. Aydemir, kahramanlarını asla karikatürize etmez; onların zaaflarıyla, hayalleriyle ve yaşadıkları çıkmazlarla bir bütün olarak sunar. İşte bu yüzden filmleri sadece güldürmekle kalmaz, aynı zamanda sana bir şeyler hissettirir. Türk sinemasında "komedi yönetmeni" denince akla gelen ilk isimlerden biri olması kesinlikle tesadüf değildir.