menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

1 cevap

more_vert

"Çam sakızı çoban armağanı" atasözü, birine sunulan armağanın maddi değerinden ziyade, onu sunan kişinin iyi niyetini, içtenliğini ve imkanları dahilinde elinden gelenin en iyisini yapma çabasını vurgulayan çok derin ve güzel bir ifadedir.

Bu atasözü temelde, imkanları kısıtlı birinin, gönlünden kopan, basit ama samimi bir hediye vermesi durumunu anlatır. Düşünsene, bir çobanın ne kadar çok malı olabilir? Elinde olanlar genellikle doğadan topladığı, basit şeylerdir. Çam sakızı da, çobanın en kolay ulaşabileceği, belki de cebinde taşıdığı, doğal ve maddi değeri olmayan bir maddedir. Ancak birine bunu "armağan" olarak sunması, onun içtenliğini, seni düşündüğünü ve sana bir şeyler vermek istediğini gösterir.

Atasözünün ana fikri şudur: Verilen hediyenin boyutu, fiyatı veya gösterişi önemli değildir; önemli olan, onu verirken taşınan duygu, saygı ve samimiyettir. Çoğu zaman küçük bir hediye sunarken, "Çam sakızı çoban armağanı, idare et artık," deriz. Bu ifadeyle, verdiğimiz şeyin belki çok değerli olmadığını, ama seni düşünerek, gönülden geldiği için verildiğini, bizim de imkanlarımızın bu kadar olduğunu nazikçe anlatmış oluruz. Bu, hem hediyeyi veren kişinin mahcubiyetini giderir hem de hediyeyi alan kişinin, materyalist bir beklenti yerine, o jestin arkasındaki iyi niyeti takdir etmesini sağlar.

Uzmanlık gerektiren püf noktalarından biri, bu ifadenin sadece maddi değeri düşük hediyeler için değil, aynı zamanda bir jesti, bir hizmeti ya da bir iyiliği sunarken de kullanılabileceğidir. Örneğin, çok yorulduğun bir işte küçük bir yardıma ihtiyaç duyduğunda, arkadaşın sana küçücük bir el uzatır ve "Çam sakızı çoban armağanı olsun," der. Burada da aslında kendi imkanları veya zamanı ölçüsünde yapabileceği en iyi şeyi yaptığını, bunun belki de çok büyük bir yardım olmadığını ama iyi niyetle sunulduğunu ifade eder.

Özetle, bu atasözü bize, verici olmanın ve verilen değeri sadece materyal boyutta görmemenin önemini hatırlatır. Kendi tecrübelerimden biliyorum ki, en değerli hediyeler çoğu zaman en gösterişsiz olanlardır, çünkü onların arkasında saf bir niyet ve gerçek bir bağ yatar. Unutma, en fakir gönüllerden bile en zengin niyetler fışkırabilir. Bu atasözü de tam olarak bu ruh halini temsil eder.

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
5 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap

11,955 soru

21,104 cevap

22 yorum

171 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 48
0 Üye 48 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 13494
Dünkü Ziyaretler: 20565
Toplam Ziyaretler: 5987164

Son Kazanılan Rozetler

sibel_Çelik Bir rozet kazandı
zeynep_kurt_04 Bir rozet kazandı
sunshine Bir rozet kazandı
mehmet_kaya Bir rozet kazandı
mehmet_kaya Bir rozet kazandı
...