menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

1 cevap

more_vert
 
done_all
En İyi Cevap

Çevre Kanunu, yani resmi adıyla 2872 sayılı Çevre Kanunu, 9 Ağustos 1983 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu tarih, Türkiye'de çevre koruma ve kirliliğin önlenmesi alanında modern mevzuatın temelini atan, dönüm noktası niteliğinde bir adımdır. Kanun, 11 Ağustos 1983 tarihli ve 18132 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.

Kanunun Tarihsel Önemi ve Temel Amaçları

1983 yılında çıkarılan bu kanun, Türkiye'nin çevresel sorunlara yönelik sistematik bir yaklaşım geliştirmesinin başlangıcı olmuştur. O dönemde, sanayileşmenin ve kentleşmenin artan baskısıyla ortaya çıkan kirlilik sorunlarına karşı bütüncül bir yasal çerçeve oluşturma ihtiyacı doğmuştur. Kanunun ana amacı; çevrenin korunmasını, iyileştirilmesini, kirliliğin önlenmesini, kırsal ve kentsel alanda arazinin ve doğal kaynakların en uygun şekilde kullanılmasını sağlamaktır. Bu sayede, doğanın ve doğal kaynakların gelecek nesillere aktarılmasında sürdürülebilir bir denge hedeflenmiştir.

Kanun, bu hedeflere ulaşmak için birçok mekanizma ve sorumluluk getirmiştir:

  • Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED): Büyük projelerin çevre üzerindeki olası etkilerini önceden değerlendirme zorunluluğu, kanunun en önemli yeniliklerinden biridir.
  • Kirliliğin Kontrolü: Hava, su, toprak ve gürültü kirliliğinin önlenmesi ve standartlara uygun hale getirilmesi.
  • Atık Yönetimi: Katı, sıvı ve tehlikeli atıkların toplanması, taşınması, depolanması ve bertarafına ilişkin esaslar.
  • Çevre İzin ve Lisansları: Çevresel faaliyet gösteren işletmelerin belirli izinleri alması zorunluluğu.
  • İdari Yaptırımlar: Kanun hükümlerine uymayanlara uygulanacak idari para cezaları ve diğer yaptırımlar.

Kanunun Dinamik Yapısı ve Güncel Durumu

Unutmamalısın ki, Çevre Kanunu ilk çıktığı 1983 yılındaki haliyle kalmamıştır. Zamanla değişen çevresel koşullar, teknolojik gelişmeler, özellikle de Avrupa Birliği çevre müktesebatına uyum süreci, kanunda kapsamlı değişiklikler yapılmasını zorunlu kılmıştır. Özellikle 2006 ve 2011 yıllarında yapılan büyük değişiklikler, kanunu daha güncel, kapsamlı ve uluslararası standartlara uygun hale getirmiştir. Bu değişikliklerle birlikte, kanun ikincil mevzuatlarla (yönetmelikler, tebliğler) daha da detaylandırılarak uygulanabilirlik kazanmıştır.

Bir çevre uzmanı olarak yıllardır edindiğim tecrübeyle söyleyebilirim ki, sadece kanunun çıktığı yılı bilmek yeterli değil. Kanunun güncel halini, ona bağlı çıkarılan onlarca yönetmeliği ve ilgili mevzuatı sürekli takip etmek esastır. Çünkü çoğu zaman somut uygulamalar, bu yönetmelikler üzerinden yürütülür. Örneğin, atık yönetimi süreçleri Çevre Kanunu'na dayanan "Atık Yönetimi Yönetmeliği" ile detaylandırılmıştır. Bu dinamik yapıyı anlamak, çevre mevzuatına hakimiyetin anahtarıdır.

thumb_up_off_alt 3 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

12,071 soru

14,440 cevap

4 yorum

190 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 121
0 Üye 121 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 11789
Dünkü Ziyaretler: 21974
Toplam Ziyaretler: 6305812

Son Kazanılan Rozetler

zeynep_kurt Bir rozet kazandı
emre_taş Bir rozet kazandı
emre_kara Bir rozet kazandı
volkan_güneş Bir rozet kazandı
ali_demir Bir rozet kazandı
...