İngiltere'de meclis iki kamaralıdır. Bu yapıya bicameralizm denir ve İngiliz parlamenter sisteminin temel taşlarından biridir. Bu iki kamarayı oluşturan kurumlar Avam Kamarası (House of Commons) ve Lordlar Kamarası (House of Lords)'dır.
Bu, parlamentonun en güçlü ve demokratik olarak seçilmiş kanadıdır. Üyeleri, Birleşik Krallık genelinde yapılan seçimlerle doğrudan halk tarafından seçilen milletvekilleridir (MPs). Avam Kamarası'nın temel özellikleri şunlardır:
Avam Kamarası'nın aksine, Lordlar Kamarası üyeleri seçimle iş başına gelmezler. Çoğunlukla atama yoluyla göreve gelirler ve üç ana kategoriye ayrılırlar:
Lordlar Kamarası'nın rolleri şunlardır:
İngiliz meclisinin iki kamaralı yapısı, asimetrik bir bicameralizm örneğidir. Yani, iki kamara eşit güce sahip değildir; Avam Kamarası açık ara daha baskın ve yetkilidir. Lordlar Kamarası'nın en önemli gücü, yasaları geciktirme yeteneğidir, ancak Parlamento Yasaları (Parliament Acts 1911 ve 1949) sayesinde Avam Kamarası'nın iradesini süresiz olarak bloke edemezler. Bu sistem, demokratik legitimiteye sahip Avam Kamarası'nın nihai söz sahibi olmasını sağlarken, Lordlar Kamarası'nın yasama sürecine bir 'ikinci düşünce' ve uzmanlık katmasını hedefler.
Yıllar içinde Lordlar Kamarası'nın reformu sürekli gündemde olmuştur. Kalıtsal lordların sayısı azaltılsa da, tamamının kaldırılması ve yerine tamamen seçilmiş veya atama usulü değiştirilmiş bir oda gelmesi yönündeki tartışmalar devam etmektedir. Benim tecrübelerime göre, bu yapı, yasama kalitesini artıran önemli bir kontrol ve denge mekanizması sunar. Özellikle Avam Kamarası'nın yoğun siyasi gündemi ve parti disiplini altında gözden kaçabilecek detayları, Lordlar Kamarası'ndaki bağımsız uzmanlar genellikle yakalar ve kamuoyu dikkatine sunar. Bu, çoğu zaman yasaların daha sağlam ve uygulanabilir olmasına ciddi katkı sağlar.