Kendi tarzından ödün vermeden trendlere uyum sağlamak, aslında modanın en eğlenceli ve stratejik kısmıdır. Buradaki anahtar kelime "taklit" değil, adaptasyondur. Trendler geçicidir; stil ise senin kimliğinin dışa yansımasıdır. Bu dengeyi kurmak için önce kendi "stil DNA'nı" netleştirmen gerekir. Gardırobuna baktığında hangi renklerin, kesimlerin ve doku tercihlerinin seni en rahat ve özgüvenli hissettirdiğini belirle. Bu temel, değişmez bir zemin oluşturur. Üzerine ekleyeceğin trend parçalar ise sadece bu zemini zenginleştiren dekoratif unsurlar olmalıdır.
Trendleri körü körüne uygulamak yerine, onları parça bazında ele almalısın. Örneğin, bu sezon "oversize" ceketler modaysa ve senin tarzın daha klasik ve dar kesimler ise, dev bir ceket alıp baştan aşağı giymek yerine, sadece bir blazer ceket alıp altına bildiğin ve sevdiğin dar paçalı bir pantolonla kombinleyebilirsin. Böylece trendin enerjisini yakalarsın ama çizgini bozmazsın. Bir diğer kritik püf noktası ise renk ve desen transferidir. Bir trendin sadece rengi seni cezbetmişse, o rengi kendi tarzına uygun bir kıyafette (örneğin bir aksesuarda, çorapta veya ayakkabıda) kullanabilirsin. Bu, trende atıfta bulunurken stilini tamamen korumanı sağlar.
Pratikte uygulayabileceğin en güçlü yöntem "%80-20 kuralı"dır. Gardırobunun %80'i zaman testinden geçmiş, sana yakışan ve sevdiğin parçalardan oluşmalıdır. Trendleri ise sadece bu oranın %20'lik dilimine, yani deneme amaçlı ve takılabilir parçalar olarak dahil et. Bir trendi denemek istediğinde, onu evde, aynanın karşısında kendi temel parçalarınla kombinle. Eğer bu kombinasyon senin duruşunu ve rahatlığını yansıtıyorsa, o parça sana aittir. Değilse, sadece bir vitrin ürünüdür; geçip gitmesine izin ver.
Benim yıllar içinde edindiğim en somut tavsiye şu: Trendi "sebep" değil, "araç" olarak gör. Moda akımları, stilini yenilemek için bir bahane olmalı, senin kimliğin belirleyici unsur olmamalı. Örneğin, metalik dokular trendken, senin tarzın sade ve mat tonlarsa, metalik bir kemer veya küçük bir çanta ile bu dokuyu hayatına katabilirsin. Bu, trende ayak uydurduğunu gösterir ama "bakın ben de bu trendi giyiyorum" demeden, kendi dilinle konuşmanı sağlar. Unutma, moda sana hizmet etmeli, sen moda değil. Kendi imzandan asla vazgeçme; sadece onu güncel bir çerçeveyle sunmayı öğren.