Egoizm, en temel tanımıyla, senin kendi çıkarlarını, isteklerini ve refahını diğer her şeyin önüne koyma eğilimin ve prensibindir. Bu, bireyin kendi hazzını, avantajını veya genel iyiliğini maksimize etme dürtüsünü ifade eder. Ancak, bu kavramın içinde birkaç önemli katman ve uzmanlık gerektiren nüans barındırır.
Psikolojik Egoizm (Deskriptif): Bu görüşe göre, tüm insan eylemleri, yüzeysel olarak ne kadar altruist (özgeci) görünürse görünsün, aslında bireyin kendi çıkarına yöneliktir. Yani, başkasına yardım etmen bile, bu durumun sana iyi hissettirmesi, toplumda saygınlık kazandırması veya vicdanını rahatlatması gibi kişisel faydalar sağladığı için yapılır. Bu, bir gözlem veya betimlemedir; insanlar böyledir der.
Etik Egoizm (Normatif): Bu, nasıl davranman gerektiğine dair bir felsefedir. Etik egoizm, senin kendi çıkarına en uygun olanı yapman gerektiğini savunur. Yani, senin için en iyi olan neyse, etik olarak doğru olan da odur. Bu, bencil olmakla aynı şey değildir; uzun vadeli çıkarlarını gözeten, rasyonel kararlar almayı da içerebilir. Örneğin, iyi bir itibar kazanmak, gelecekte sana fayda sağlayacağı için etik egoist bir davranış olabilir.
Rasyonel Egoizm: Bu, senin kendi çıkarların doğrultusunda hareket etmenin rasyonel olduğunu savunan bir görüştür. Yani, mantıklı olanın kendi faydanı gözetmek olduğunu belirtir.
Özetle, egoizm sadece "kötü" bir özellik olarak değil, aynı zamanda insan doğasının bir parçası ve hatta belirli durumlarda gereklilik olarak da görülebilir. Anahtar, bu dürtüyü ne kadar dengeleyebildiğin ve kendi çıkarını gözetirken başkalarına ne kadar zarar verdiğin ya da fayda sağladığın noktasında yatar.