Vodkanın hammaddesi, aslında tek bir maddeye indirgenemez; çünkü bu içkinin karakterini belirleyen en kritik faktör, fermente edilebilir şeker veya nişasta içeren bitkisel kaynaklardır. Çoğu insanın zannettiği gibi "saf su ve etil alkol karışımı" değildir; aksine, o temel alkolün hangi hammaddeye dönüşmüş olduğuna göre değişen izotopik ve aromatik profilini taşır.
Geleneksel ve en yaygın kullanılan hammaddeler şunlardır:
Burada çoğu kişinin gözden kaçırdığı teknik detay şudur: Distilasyon (damıtma) süreci, hammadde kaynaklı istenmeyen aromaları ve izojelleri büyük ölçüde temizler. Yani, kaliteli bir vodkada buğday mı patates mi kullanıldığı, yudumladığınızda hemen bellidir. Ancak, hammadde seçimi, alkolün viskozitesini, ağızda bıraktığı hissi (mouthfeel) ve "yumuşaklığı" doğrudan etkiler.
Örneğin, buğday bazlı bir vodka, genel olarak daha keskin ve temiz bir bitişe sahiptir. Patates bazlı olanlar ise daha dolgun ve kadifemsi bir dokuya sahiptir. Mısır bazlılar ise hafif tatlımsı ve yuvarlak bir profil çizer.
Votka seçimi yaparken etiketteki "Hammadde" (Grain, Potato, Barley) bilgisine mutlaka bak. Eğer "Pure Grain Spirit" veya "Potato Vodka" gibi spesifik bir ibare yoksa ve sadece "Vodka" yazıyorsa, büyük ihtimalle en ucuz ve en kolay distile edilen şeker kamışı veya mısır kullanılmış demektir. Bu tür vodkalar, özellikle limon suyu veya tuz gibi güçlü tatlandırıcılarla karıştırıldığında tadını kaybetmedikleri için kokteyllerde (Margarita, Bloody Mary) harika çalışır. Ancak saf olarak içilecek (neat) bir vodka arıyorsan, buğday veya patates bazlı olanlara yönel; çünkü bu hammaddeler, damıtma sonrası geriye kalan o ince, temiz alkol karakterini en iyi koruyanlardır.
Sonuç olarak, vodka bir "tadım" içkisinden ziyade, tarafsız bir çözücü olarak tasarlanmıştır. Ancak o tarafsızlığın kalitesi, tamamen başlangıçtaki o nişastalı hammaddeye ve ne kadar özenli distile edilip filtrelenmiş olduğuna bağlıdır.