Fikirlerin serbest, bilginin sınırsız olduğu yer
1861'de kurulan İtalya Krallığı'nın ilk kralı, II. Vittorio Emanuele'dir (Vittorio Emanuele II). Bu isim, sadece yeni bir ulusun doğuşunu değil, aynı zamanda uzun ve karmaşık birleşme sürecinin, yani Risorgimento'nun da bir sembolüdür.
Senin de bildiğin gibi, İtalya, 19. yüzyılın ortalarına kadar birçok küçük krallık, dükalık ve papalığa bölünmüş durumdaydı. Bu parçalanmış yapının birleşmesinde anahtar rol oynayan devlet, Sardinya-Piyemonte Krallığı idi. II. Vittorio Emanuele de, bu krallığın hükümdarıydı. Başbakanı Kont Camillo Benso di Cavour'un dehası ve Giuseppe Garibaldi gibi kahramanların askeri başarıları sayesinde, çeşitli İtalyan devletleri birleşerek tek bir krallık çatısı altında toplandı. 17 Mart 1861'de, Sardinya-Piyemonte Krallığı'nın adı resmen İtalya Krallığı olarak değiştirildi ve II. Vittorio Emanuele, bu yeni krallığın ilk kralı olarak ilan edildi.
Burada özellikle dikkat etmen gereken bir püf noktası var: II. Vittorio Emanuele, İtalya Kralı olduğunda I. Vittorio Emanuele unvanını almadı, Sardinya-Piyemonte'deki hükümdarlık sırasını koruyarak "II. Vittorio Emanuele, İtalya Kralı" unvanını kullandı. Bu durum, dönemin siyasi zekasının ve pragmatizminin bir göstergesiydi. Yeni bir krallığın ilk kralı olmasına rağmen, mevcut numaralandırmayı sürdürmesi, İtalya'nın bir fetih değil, Sardinya-Piyemonte Krallığı'nın genişlemesiyle ortaya çıktığı fikrini pekiştiriyordu. Bu, diğer Avrupalı güçlere ve içerideki eski rejim yanlılarına karşı verilen önemli bir siyasi mesajdı. Ayrıca, Savoy Hanedanı'nın köklü geçmişini ve meşruiyetini yeni devlete taşıdığı anlamına geliyordu.
Krallığın kuruluşuyla birlikte her şey hemen tamamlanmış değildi. Roma (Papalık Devleti'nin başkenti) ve Venedik (Avusturya kontrolündeydi) gibi önemli bölgeler 1861'de henüz krallığın parçası değildi. Bu bölgeler de daha sonraki yıllarda (Venedik 1866'da, Roma 1870'de) krallığa katılarak İtalya'nın birleşme sürecini tamamladı. Yani II. Vittorio Emanuele'nin hükümdarlığı, sadece bir başlangıç değil, aynı zamanda zorlu bir tamamlama sürecini de kapsıyordu.