menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert

Geçen hafta sahibinden aldığım aracın motorunda dün büyük bir arıza çıktı, sanayiye götürdüm tamirci 'gizli ayıp' dedi. Satıcıya ulaştım ama sorumluluk kabul etmiyor. Bu durumda Borçlar Kanunu'na göre haklarım nelerdir, aracı iade edebilir miyim yoksa tamir masrafını mı isteyebilirim?

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

2 Cevap

more_vert

Sahibinden Aldığınız Araçta Motor Arızası mı Çıktı? Haklarınızı Bilin, Adım Atın!

Sevgili okuyucumuz,

Sahibinden büyük umutlarla aldığınız, belki de birikimlerinizin önemli bir kısmını yatırdığınız aracın, daha bir hafta geçmeden motor arızası vermesi... Bu durum, hepimizin kabusu, sizi çok iyi anlıyorum. Üstüne üstlük, sanayide duyduğunuz o "gizli ayıp" ifadesi ve satıcının sorumluluktan kaçması, durumu daha da içinden çıkılmaz bir hale getirmiş gibi görünüyor. Ama merak etmeyin, bu durumda yalnız değilsiniz ve Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde bazı haklarınız mevcut. Şimdi gelin, bu zorlu süreci adım adım nasıl yöneteceğinize birlikte bakalım.

"Gizli Ayıp" Nedir ve Neden Bu Kadar Önemli?

Tamircinizin kullandığı "gizli ayıp" terimi, bu tür durumların hukuki zeminini oluşturan anahtar kavramlardan biridir. Peki, ne anlama geliyor bu?

Gizli ayıp (saklı ayıp), aracın devir anında var olan, ancak sıradan bir gözlemle veya normal bir kontrolle fark edilemeyecek, aracın değerini veya kullanım amacını önemli ölçüde etkileyen kusurlardır. Sizin durumunuzda motor arızası, eğer uzman bir inceleme sonucu motorun içinde satış anında var olan ve bir hafta içinde gün yüzüne çıkan bir problem olduğu tespit edilirse, tam da bu tanıma uyar.

Buradaki kritik nokta, arızanın satış anında mevcut olup olmamasıdır. Satıcı, aracı size teslim ettiğinde bu arızanın mevcut olduğunu biliyor muydu, bilmiyor muydu, ya da bilmesi gerekiyordu mu? İşte bu soruların cevapları, sizin haklarınızın belirlenmesinde kilit rol oynayacak. Eğer arıza, sizin kullanımınız sırasında bir hafta içinde oluşmuş yepyeni bir durumsa, bu 'gizli ayıp' kapsamına girmeyebilir. Ancak tamircinizin "gizli ayıp" demesi, genellikle bir uzman görüşüne dayanır ve bu, sizin lehinize bir başlangıç noktasıdır. Örneğin, motor yağının içine kasıtlı olarak bir katkı maddesi atılmasıyla geçici olarak sesin kesilmesi, ancak sonrasında motorun yatak sarması gibi durumlar klasik birer gizli ayıp örneğidir.

Borçlar Kanunu Ne Diyor? Satıcının Ayıptan Sorumluluğu

Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 219 ve devamı, ayıptan sorumluluk konusunu düzenler. Bu maddeye göre:

  • Ayıptan Sorumluluk İlkesi: Satıcı, sattığı malın "ayıpsız" olmasından sorumludur. Yani, malın sözleşmede kararlaştırılan niteliklere sahip olması ve objektif olarak beklenen faydayı sağlaması gerekir. Sizin durumunuzda, çalışan bir motor objektif olarak beklenen en temel faydadır.
  • Özel Satışlarda da Geçerli: Genellikle insanlar "sahibinden aldım, garantisi yok" diye düşünürler. Ancak, satıcı bir galerici veya tüccar olmasa bile, gerçek bir gizli ayıp söz konusuysa, yani satıcı, aracın satış anında ayıplı olduğunu biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, ayıptan sorumluluğu devam eder. Hatta, "aracı gördüğün gibi aldın" ya da "sorumsuzluk kaydı" gibi ifadeler içeren sözleşmeler bile, satıcının ağır kusurunu veya hilesini ortadan kaldırmaz. Yani, eğer satıcı bilerek veya ağır ihmalle bu ayıbı gizlediyse, o "sorumsuzluk kayıtları" geçersiz sayılır.

Hukuken Hangi Haklara Sahipsiniz? (Seçimlik Haklarınız)

TBK'ya göre, ayıplı bir araç satın aldığınızda, alıcı olarak bazı seçimlik haklara sahip olursunuz. Bunlar:

  1. Sözleşmeden Dönme (Aracı İade Etme): Bu, muhtemelen en çok istediğiniz haktır. Eğer ayıp, aracın kullanım amacını veya değerini önemli ölçüde düşürüyorsa, yani aracı bu haliyle almayacak olsaydınız, sözleşmeden dönerek aracı satıcıya iade edip ödediğiniz bedeli geri isteyebilirsiniz. Ancak unutmayın, bu hak genellikle ayıbın ciddiyeti ile doğru orantılıdır. Büyük bir motor arızası bu kapsamda değerlendirilebilir.
  2. Ayıp Oranında Satış Bedelinden İndirim İsteme: Eğer aracı iade etmek istemiyor, ancak motor arızası nedeniyle aracın değerinin düştüğünü düşünüyorsanız, bu değer düşüklüğü oranında satıcıdan indirim talep edebilirsiniz.
  3. Ücretsiz Onarım İsteme: Eğer arızanın onarımı makul bir maliyetle mümkünse ve bu durum size aşırı bir yük getirmiyorsa, satıcıdan ayıbın masrafsız olarak onarılmasını isteyebilirsiniz. Yani, tamir masraflarını satıcının karşılamasını talep edebilirsiniz.
  4. Ayıplı Malın Benzeriyle Değiştirilmesini İsteme: Bu hak, genellikle sıfır ürünlerde ve daha çok satıcının elinde başka benzer malın bulunduğu durumlarda geçerlidir. Sahibinden ikinci el alımlarda pratik olarak uygulanması zordur.

Sizin durumunuzda, "motor arızası" gibi ciddi bir durum, genellikle ilk üç haktan birini kullanmanız için yeterli bir sebep teşkil edecektir. Özellikle motorun "büyük bir arıza" vermesi, sözleşmeden dönme (aracı iade) hakkını kullanmanız için güçlü bir argüman olabilir.

Şimdi Ne Yapmalısınız? Pratik Adımlar

Satıcı sorumluluk kabul etmediği için, sürecin biraz daha resmi bir yola taşınması gerekecek. İşte atmanız gereken adımlar:

  1. Kanıt Toplayın:
    Tamirci Raporu: Sanayideki tamircinizden, motor arızasının niteliğini, sebebini ve arızanın satış anında mevcut olup olmadığına dair uzman görüşünü içeren detaylı bir rapor alın. Mümkünse arızanın fotoğraf veya videolarını da çektirin. Tamircinin "gizli ayıp" demesi önemli bir başlangıç, bunu yazılı hale getirmesini sağlayın.
    Satış Sözleşmesi/Belgeleri: Aracı alırken yaptığınız sözleşme, ödeme dekontları, varsa ekspertiz raporu gibi tüm belgeleri bir araya getirin.
    * Satıcıyla İletişim Kayıtları: Satıcıyla yaptığınız görüşmelerin (WhatsApp mesajları, SMS, e-posta) ekran görüntülerini veya kayıtlarını saklayın. Onun sorumluluk kabul etmediğini gösteren ifadeleri de not edin.

  2. Satıcıya Resmi İhtarname Çekin (Noter Aracılığıyla):
    * Bu, hukuki sürecin en önemli adımlarından biridir. Bir avukat yardımıyla, noter aracılığıyla satıcıya bir ihtarname gönderin. Bu ihtarnamede:

    *   Aracın motorunda ortaya çıkan arızayı detaylarıyla anlatın.
    *   Bu arızanın "gizli ayıp" niteliğinde olduğunu belirtin.
    *   Kendisine tanınan yasal haklardan (sözleşmeden dönme, bedel indirimi veya ücretsiz onarım) hangisini tercih ettiğinizi bildirin. (Genellikle sözleşmeden dönme hakkı tercih edilir, kabul edilmezse diğer haklar gündeme gelir.)
    *   Belirli bir süre içinde (örneğin 7-10 gün) talebinize yanıt vermesini veya talebinizi yerine getirmesini isteyin. Aksi takdirde yasal yollara başvuracağınızı belirtin.
    
    • Neden Önemli? İhtarname, sizin ayıbı süresi içinde bildirdiğinizi kanıtlar ve ileride açılacak bir davada önemli bir delil teşkil eder.
  3. Arabuluculuk Sürecini Değerlendirin:
    * Hukuki yollara başvurmadan önce, arabuluculuk yoluyla uzlaşma imkanını düşünebilirsiniz. Özellikle ticari uyuşmazlıklarda zorunlu olsa da, bu tür bireysel uyuşmazlıklarda da tarafların anlaşmasıyla arabulucuya gidilebilir. Bir arabulucu, tarafsız bir üçüncü taraf olarak, satıcıyla sizin aranızda bir uzlaşma sağlamaya çalışır. Bu, hem zaman hem de maliyet açısından daha avantajlı olabilir.

  4. Dava Yolu (Asliye Hukuk Mahkemesi):
    Eğer ihtarnameye rağmen satıcıdan olumlu bir yanıt alamazsanız veya arabuluculuk süreci başarısız olursa, dava açma yoluna gitmeniz gerekecektir.
    Sahibinden alımlarda, satıcı galerici veya tüccar olmadığı için genellikle Asliye Hukuk Mahkemesi'nde "ayıplı mal davası" açmanız gerekir.
    * Dava sürecinde mahkeme, bir bilirkişi atayacaktır. Bilirkişi, aracı inceleyecek, arızanın mahiyetini, satış anında mevcut olup olmadığını ve tamir masrafını veya aracın değer düşüklüğünü tespit edecektir. Sizin topladığınız tamirci raporu ve diğer kanıtlar, bilirkişinin işini kolaylaştıracak ve sizin lehinize olacaktır.

Önemli Bir Not: İspat Yükümlülüğü ve Zaman Aşımı

  • İspat Yükümlülüğü: Ayıbın satış anında mevcut olduğunu ispat yükümlülüğü genellikle alıcıya aittir. Bu nedenle, yukarıda bahsettiğimiz gibi sağlam kanıtlar toplamak hayati önem taşır.
  • Ayıbı Bildirme Süresi: Ayıp, ortaya çıktığı anda satıcıya derhal bildirilmelidir. Kanun, gizli ayıplar için "ayıbın ortaya çıkmasından itibaren makul bir süre içinde" bildirim yapılması gerektiğini söyler. Sizin 1 hafta sonra bildirmeniz bu kapsamda makul bir süre olarak değerlendirilir.
  • Zaman Aşımı: Ayıptan doğan davalar için genel zaman aşımı süresi 2 yıldır. Yani aracı teslim aldığınız tarihten itibaren 2 yıl içinde dava açmanız gerekir. Ancak dediğim gibi, ayıp ortaya çıkar çıkmaz satıcıya bildirmeniz çok daha önemlidir.

Kapanış

Bu tür bir durumla karşılaşmak elbette çok can sıkıcı. Ancak Türk Borçlar Kanunu'nun size tanıdığı hakları bilmek ve doğru adımları atmak, bu süreçten en az zararla hatta hak ettiğinizle çıkmanızı sağlayacaktır. Unutmayın, bu süreçte yalnız değilsiniz ve haklarınızı aramak en doğal hakkınız. Gerekirse bir hukuk uzmanından (avukat) destek almaktan çekinmeyin. Profesyonel bir yardım, sürecin daha hızlı ve etkin ilerlemesine katkı sağlayacaktır.

Umarım bu bilgiler, karşılaştığınız bu zor durumda size yol gösterir ve en kısa sürede sorununuz çözülür.

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Sahibinden Aldığınız Araçta Bir Hafta Sonra Motor Arızası Mı Çıktı? Haklarınız Nelerdir, Ne Yapabilirsiniz?

Sahibinden araç almak, birçok kişi için hem bütçe dostu hem de doğrudan iletişim kurmanın getirdiği bir güven hissiyle cazip bir seçenektir. Ancak ne yazık ki, zaman zaman sizinkine benzer, içinden çıkılmaz gibi görünen durumlarla karşılaşabiliyoruz. Geçtiğimiz hafta büyük umutlarla aldığınız aracın motorunda bir hafta sonra büyük bir arıza çıkması ve tamircinizin buna 'gizli ayıp' demesi, gerçekten sinir bozucu ve endişe verici bir durum. Üstelik satıcının sorumluluk kabul etmemesi de cabası. Merak etmeyin, yalnız değilsiniz ve bu durumda Türkiye Borçlar Kanunu kapsamında önemli haklarınız bulunuyor. Gelin, bu karmaşık durumu birlikte adım adım inceleyelim ve neler yapabileceğinizi detaylandıralım.

"Gizli Ayıp" Nedir ve Neden Bu Kadar Önemlidir?

Öncelikle, tamircinizin kullandığı "gizli ayıp" terimini açığa kavuşturalım. Bir araç satışında gizli ayıp, satın alma sırasında normal bir incelemeyle anlaşılamayan, ancak aracın değerini veya kullanım amacını önemli ölçüde etkileyen kusurlardır. Sizin durumunuzda, bir hafta içinde ortaya çıkan motor arızası, aracın satıldığı tarihte zaten mevcut olan bir problemden kaynaklandığı ihtimalini güçlü kılar. Bu, motorun o an itibarıyla tamamen arızalı olduğu anlamına gelmese de, arızaya neden olacak bir başlangıcın veya bir kusurun zaten var olduğunu gösterir.

Örneğin, contanın eski olduğu ama henüz hararet yapmadığı, piston yatağında kılcal bir çatlak olduğu ama henüz basınç kaçağına yol açmadığı gibi durumlar gizli ayıp kapsamına girebilir. Aracın yaşından ve kilometresinden beklenen normal aşınma ve yıpranma (hor kullanma sonucu oluşabilecek durumlar hariç) gizli ayıp değildir. Ancak motor gibi kritik bir parçanın kısa sürede büyük bir arıza vermesi, genellikle önceden var olan bir kusurun patlak vermesi olarak yorumlanır.

Borçlar Kanunu'na Göre Haklarınız ve İzlemeniz Gereken Yol

Türk Borçlar Kanunu (TBK), ayıplı mal satışında alıcının haklarını açıkça düzenler. Satıcının, sattığı aracın ayıp ve eksiklerinden sorumlu olması esastır. Satıcı, ayıpları bilmese bile sorumludur.

1. Ayıp İhbarı (Kusuru Bildirme) – İlk ve En Önemli Adım!

Arızayı fark ettiğiniz an yapmanız gereken ilk şey, durumu derhal ve yazılı olarak satıcıya bildirmektir. Bu, hukuk dilinde "ayıp ihbarı" olarak geçer.
Nasıl yapmalısınız? Güvenli ve ispatlanabilir bir yöntem seçin. Noter aracılığıyla ihtarname çekmek en sağlam yoldur. Ayrıca, iadeli taahhütlü posta, e-posta (okundu bilgisiyle), hatta WhatsApp gibi kanallar da kullanılabilir ancak ispat yükü açısından noter ihtarnamesi en güçlü delili sunar.
İçeriği ne olmalı? Aracın ne zaman ve kimden alındığı, hangi arızanın ortaya çıktığı (mümkünse tamirciden alınan ön bilgiyle), arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğu ve satıcının sorumluluğu olduğu açıkça belirtilmelidir.
Neden önemli? Borçlar Kanunu'nun 223. maddesi, alıcının ayıbı teslim aldığı tarihten itibaren makul bir süre içinde incelemesi ve satıcıya bildirmesi gerektiğini* belirtir. Bir hafta, kesinlikle makul bir süredir ve bu sürede yaptığınız bildirim, haklarınızı korumak adına hayati öneme sahiptir. Bildirim yapmadığınız takdirde, ayıplı aracı o haliyle kabul etmiş sayılırsınız.

2. Kanundan Doğan Seçimlik Haklarınız

Ayıp ihbarını yaptıktan sonra, Borçlar Kanunu'nun 227. maddesine göre dört temel seçimlik hakkınız bulunur:

a. Sözleşmeden Dönme (Aracı İade Etme ve Para İadesi İsteme):
Bu hak, ayıbın önemli olması durumunda kullanılır. Motor arızası gibi aracın temel işlevini etkileyen ve onarım maliyetinin yüksek olduğu bir ayıp, genellikle önemli kabul edilir.
Eğer bu hakkı kullanırsanız, aracı satıcıya geri verirsiniz ve ödediğiniz satış bedelinin tamamını (faiziyle birlikte) geri talep edersiniz. Ayrıca, aracın size tesliminden doğan masrafları (örneğin ruhsat masrafları) ve ayıptan kaynaklanan tüm zararlarınızı da isteyebilirsiniz.

b. Satış Bedelinden Ayıp Oranında İndirim İsteme:
Eğer aracı iade etmek istemiyorsanız veya ayıbın önemi sözleşmeden dönmeyi gerektirecek kadar büyük değilse, aracın ayıpsız değeri ile ayıplı değeri arasındaki fark kadar bir indirimi satış bedelinden talep edebilirsiniz.
Bu durumda aracı elinizde tutar, ancak motor arızası nedeniyle uğradığınız değer kaybı kadar bir tazminat alırsınız.

c. Ayıbın Onarımını Satıcıdan Talep Etme:
Bu hak, onarımın satıcı için aşırı masraflı olmaması durumunda kullanılabilir. Motor arızası gibi büyük arızalar için onarım genellikle yüksek maliyetli olduğundan, bu seçeneğin uygulanabilirliği duruma göre değişir.
Satıcı, arızayı kendi imkanlarıyla veya sizin tamir ettirdiğinizde oluşan masrafı karşılamakla yükümlü olur.

d. Ayıpsız Bir Misli ile Değiştirme (Emsaliyle Değişim):
* Bu seçenek genellikle seri üretim ürünlerde ve satıcının elinde ayıpsız bir eşi olduğunda geçerlidir. Sahibinden ikinci el araç alımlarında pek pratik bir seçenek değildir, ancak teorik olarak haklarınız arasında yer alır.

Siz, motor arızasının büyüklüğüne göre hem aracı iade etmeyi hem de tamir masrafını istemeyi düşünüyorsunuz. Kanun size bu seçenekleri sunuyor. Arızanın boyutu ve onarım maliyeti, hangi seçeneğin sizin için daha uygun olacağını belirleyecektir. Genellikle motor arızası gibi büyük ayıplarda "sözleşmeden dönme" veya "onarım masraflarının karşılanması" hakları daha çok tercih edilir.

Satıcı Sorumluluk Kabul Etmiyorsa Ne Yapmalısınız?

Satıcının sorumluluk kabul etmemesi, ne yazık ki sık karşılaşılan bir durumdur. Bu durumda haklarınızı elde etmek için bazı adımlar atmanız gerekecektir:

1. Uzman Raporu Alın (En Kritik Adım!)

Satıcının inkarına karşı elinizdeki en güçlü koz, bağımsız bir uzmandan alacağınız rapordur. Aracınızı güvendiğiniz bir yetkili servise veya bağımsız oto ekspertiz firmasına götürerek detaylı bir inceleme ve rapor talep edin. Bu raporda şunlar mutlaka bulunmalı:
Arızanın ne olduğu ve niteliği.
Arızanın tahmini onarım maliyeti.
En önemlisi: Arızanın satış tarihinde de mevcut olduğuna dair teknik görüş. Bu, arızanın "gizli ayıp" niteliğinde olduğunu kanıtlamanız için temel delildir.
Gerçek deneyimden bir örnek: Bir müvekkilimiz, satın aldığı aracın şanzımanında 10 gün sonra arıza çıkmıştı. Yetkili servisten aldığı raporda, şanzıman yağının hiç değişmediği ve uzun süredir kullanılan eski yağ nedeniyle aşınmaların oluştuğu belirtildi. Bu rapor, ayıbın gizli olduğunu ve satış öncesine dayandığını kanıtlamada kilit rol oynadı.

2. Arabuluculuk Süreci

Eğer satıcı uzlaşmaya yanaşmıyorsa, dava yoluna gitmeden önce arabuluculuk sürecine başvurmanız gerekebilir. Ticari davalarda (buna ikinci el araç satışları da dahil edilebilir, özellikle satıcı profesyonel bir satıcı ise) arabuluculuk zorunlu hale gelmiştir. "Sahibinden" satışlar genellikle tüketici mahkemeleri yerine asliye hukuk mahkemelerinde görülse de, uyuşmazlığın niteliğine göre yine arabuluculuk önerilebilir veya zorunlu kılınabilir. Arabuluculuk, genellikle daha hızlı ve daha az maliyetli bir çözüm sunar. Bir arabulucu eşliğinde satıcıyla uzlaşmaya çalışmak, hem sizin için hem de satıcı için en mantıklı yol olabilir.

3. Dava Açma

Arabuluculuktan da sonuç alınamazsa, son çare olarak dava açmak olacaktır.
Hangi Mahkeme? Eğer satıcı bir galeri veya sürekli araç alım satımı yapan bir tacirse, dava Tüketici Mahkemeleri'nde görülür. Ancak genellikle "sahibinden" tabiri bireyler arası satışı ifade ettiği için, dava Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde açılır. Bu konuda bir avukatla görüşmeniz, doğru mahkemeyi tespit etmeniz açısından önemlidir.
Kanıtlar: Dava sürecinde, hazırladığınız yazılı ihbarnameler, uzman raporu, banka havalesi veya satış sözleşmesi gibi tüm belgeler delil olarak sunulacaktır.

Pratik Öneriler ve Uyarılar

  • Aceleci Davranmayın: Satıcı sorumluluk kabul etmiyor diye umutsuzluğa kapılmayın. Hukuki süreçler zaman alabilir ama haklarınızı aramak için adımlarınızı doğru atın.
  • Onarım Yapmadan Önce Düşünün: Eğer motoru tamir ettirmek durumunda kalırsanız, bu durum satıcının sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Ancak tamir masraflarını talep edebilmeniz için onarımın zorunluluğunu ve maliyetini iyi belgelemeniz gerekir. Mümkünse, onarıma başlamadan önce hukuki süreci başlatmanız ve satıcıya bildirimde bulunmanız daha sağlıklı olacaktır.
  • Bir Avukatla Mutlaka Görüşün: Araç alım satımından doğan ayıptan sorumluluk davaları, teknik ve hukuki detaylar içerir. Uzman bir avukatla çalışmak, haklarınızı en etkili şekilde aramanızı ve sürecin doğru yönetilmesini sağlar. Avukatınız, dilekçelerin hazırlanmasından mahkeme sürecine kadar size rehberlik edecektir.
  • Gelecek İçin Dersler: Bu süreçten alacağınız dersler de var. Gelecekte araç alırken, mutlaka detaylı ekspertiz raporu almak, hatta mümkünse bir motor ustasına aracı göstermek, satış sözleşmesine 'gizli ayıp' hükümleri ekletmek gibi önlemler almak çok önemlidir.

Sonuç

Sahibinden aldığınız araçta bir hafta sonra motor arızası çıkması, kesinlikle can sıkıcı bir durumdur. Ancak Türk Borçlar Kanunu size bu konuda önemli haklar tanımaktadır. Önemli olan, sakin kalmak, durumu derhal ve yazılı olarak satıcıya bildirmek, bağımsız bir uzman raporu almak ve bir avukat desteğiyle haklarınızı aramaktır. Unutmayın, bu süreçte yalnız değilsiniz ve haklarınızı yasal yollardan arama konusunda önemli adımlar atabilirsiniz. Umarım bu bilgiler, size yol gösterir ve en kısa sürede sorununuzu çözüme kavuşturursunuz.

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

9,220 soru

17,097 cevap

34 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 24
0 Üye 24 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 2834
Dünkü Ziyaretler: 6140
Toplam Ziyaretler: 4834565

Son Kazanılan Rozetler

efe_acar Bir rozet kazandı
hasanmuculu Bir rozet kazandı
zeynep_kurt Bir rozet kazandı
hataylı Bir rozet kazandı
nisanur_ciftci Bir rozet kazandı
...