menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert

Şerbetli tatlılara bayılıyorum ama kendi yaptıklarım bir türlü o aradığım yumuşacık kıvama ulaşamıyor. Bazen şerbeti iyi çekmiyor, içi kuru kalıyor; bazen de fazla yumuşak olup dağılıyor. Özellikle şekerpare veya kalburabastı gibi tatlılarda o tam kıvamı yakalamakta zorlanıyorum. Acaba şerbetin sıcaklığı, hamurun kıvamı veya fırından çıktıktan sonraki bekleme süresi gibi konularda nelere dikkat etmemiz gerekiyor? Sizin bildiğiniz özel bir püf noktası var mı?

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

2 Cevap

more_vert

Harika bir soru! Şerbetli tatlılar, Türk mutfağının incisi, sofralarımızın neşe kaynağı... Ama gelin görün ki, o "tam kıvamında, yumuşacık" hali tutturmak gerçekten de ustalık ister. Sizi çok iyi anlıyorum, çünkü ben de mutfağa ilk girdiğim yıllarda, sizin yaşadığınız o hayal kırıklıklarını defalarca tecrübe ettim. Bazen şerbetini çekmiyor, kupkuru kalıyor; bazen de fazla yumuşak olup dağılıyor, değil mi? Özellikle şekerpare ve kalburabastı gibi tatlılarda bu dengeyi yakalamak gerçekten de ayrı bir meydan okuma.

Endişelenmeyin, bu yolculukta size rehberlik etmek için buradayım. Yılların verdiği deneyimle, şerbetli tatlıların o aranan kıvama gelmesi için adım adım nelere dikkat etmemiz gerektiğini, püf noktalarıyla birlikte anlatacağım. Hazırsanız, mutfak önlüklerimizi takalım ve bu lezzet sırlarını hep birlikte keşfedelim!

Şerbetli Tatlıların Altın Kuralları: Nereden Başlamalı?

Şerbetli tatlıların mükemmel olması, aslında bir dizi küçük ama kritik adımın doğru uygulanmasına bağlıdır. Bu süreç, hamurun hazırlanmasından şerbetin dökülmesine, hatta servis anına kadar her aşamayı kapsar.

1. Hamurun Sırrı: Kıvam ve Malzeme Dengesi

İyi bir şerbetli tatlının temelinde, doğru hazırlanmış bir hamur yatar. Bu, benim için her zaman ilk ve en önemli adımdır.

  • Yağ Seçimi ve Miktarı: Şerbetli tatlıların hamurunda kullandığınız yağ, lezzeti ve kıvamı doğrudan etkiler. Oda sıcaklığında tereyağı veya kaliteli margarin kullanmak, hamurunuzun daha kolay yoğrulmasını ve pişerken iç dokusunun daha hoş olmasını sağlar. Çok sert yağlar hamura iyi karışmaz, çok erimiş yağlar ise hamurun kıvamını bozar. Yağ miktarını tarifteki gibi uygulayın; azı sert, fazlası dağılan bir hamur yapabilir.
  • Un Kontrolü: İşte burası çok önemli! "Kulak memesi kıvamı" tabirini duymuşsunuzdur. Bu, aslında hamurun ele yapışmayan, yumuşak ama kendini toparlayabilen bir yapıda olması demektir. Unu her zaman azar azar, kontrollü bir şekilde ekleyin. Farklı un markalarının nem oranları değişebilir, bu yüzden tarifteki un miktarı sadece bir başlangıç noktasıdır. Benim ilk başladığımda yaptığım en büyük hata, tüm unu bir kerede boca etmekti. Oysa hamur size ne kadar una ihtiyacı olduğunu fısıldar! Fazla un, tatlınızın sert ve kuru olmasına neden olur, şerbeti iyi çekmez. Az un ise hamurun dağılmasına yol açar.
  • Kabartıcı Dengesi: Kabartma tozu veya karbonat, tatlınızın dokusunu belirler. Miktarını iyi ayarlamak gerekir. Fazlası acı bir tat bırakabilir, azı ise tatlınızın kabarmamasına ve sert kalmasına neden olabilir. Tarife sadık kalın.
  • Hamuru Dinlendirme: Hazırladığınız hamuru, özellikle de içinde tereyağı varsa, şekil vermeden önce 15-20 dakika buzdolabında dinlendirmek çok işe yarar. Bu, hamurun toparlanmasını sağlar, şekil verirken elinize yapışmasını engeller ve daha güzel bir doku elde etmenize yardımcı olur.

2. Fırınlama Aşaması: Pişirme ve Rengin Önemi

Hamuru hazırlayıp şekil verdikten sonra sıra fırınlamaya gelir. Buradaki kritik nokta, tatlıyı ne az ne de fazla pişirmektir.

  • Önceden Isıtılmış Fırın: Tatlıyı her zaman önceden ısıtılmış fırına koyun. Bu, hamurun dışının bir anda sertleşmesini engelleyerek, içinin yavaş yavaş pişmesini ve şerbeti daha iyi çekmesini sağlar. Genellikle 170-180°C (alt-üst ayar) ideal bir başlangıç sıcaklığıdır.
  • İdeal Pişirme Süresi ve Sıcaklığı: Tatlınızın çeşidine göre süre değişmekle birlikte, genellikle 30-45 dakika arasında bir pişirme süresi yeterli olur. Tatlınızın üzeri altın sarısı, hafif kızarmış bir renk almalı. Çok beyaz kalırsa içi çiğ kalabilir, çok kararırsa kurur ve şerbeti çekmez. Fırınınızın huylarını öğrenin; her fırın farklı pişirir. Gözlemlemek, termometreden daha iyi bir rehber olabilir.

3. Şerbetin Sanatı: Kıvam, Sıcaklık ve Miktar

Şerbet, şerbetli tatlıların ruhudur. İşte o aradığınız yumuşacık kıvama ulaşmak için şerbetin kendisi ve sıcaklığı hayati önem taşır.

  • Su-Şeker Oranı ve Kaynatma Süresi: Genellikle 1'e 1 oranında (1 su bardağı şekere 1 su bardağı su) veya şekeri biraz daha az (1 su bardağı şekere 1.25 su bardağı su) kullanarak şerbet hazırlanır. Benim favorim her zaman 1:1.25 oranındadır, daha hafif ve dengeli bir tat oluyor. Şerbeti çok uzun süre kaynatmayın; hafifçe kıvam alana kadar, yaklaşık 10-15 dakika kaynaması yeterlidir. Çok koyu şerbet, tatlının içine işlemez, dışarıda kalır. Çok sulu şerbet ise tatlıyı hamurlaştırır, dağıtır. Kaynayan şerbete birkaç damla limon suyu veya bir dilim limon eklemek, şerbetin kristalleşmesini önler ve parlaklığını artırır.
  • Şerbetin Kıvamı: Ne çok cıvık ne de çok koyu olmalı. Parmağınızla kontrol ettiğinizde hafif yapışkan bir his bırakmalı, ama bal gibi koyu olmamalı.
  • Sıcaklık Dengesi (İŞTE CAN ALICI NOKTA!): Sizin de belirttiğiniz gibi, şerbetin ve tatlının sıcaklığı, kıvamı belirleyen en önemli faktördür. Bu konuda birkaç farklı yaklaşım vardır:
    • Sıcak Tatlıya Ilık/Soğuk Şerbet: Benim yıllarca edindiğim tecrübeye göre, şekerpare, kalburabastı, tulumba gibi tatlılarda en iyi sonuç bu yöntemle alınır. Fırından çıkan sıcak tatlının üzerine ılıktan soğuğa yakın şerbet dökülür. Sıcak tatlının gözenekleri açık olduğu için şerbeti daha iyi çekerken, ılık/soğuk şerbet tatlının birden yumuşayıp dağılmasını engeller, yavaş yavaş içini çekmesini sağlar.
    • Soğuk Tatlıya Sıcak Şerbet: Revani, irmik tatlısı gibi bazı tatlılarda ise bu yöntem tercih edilebilir. Tatlı tamamen soğuduktan sonra üzerine sıcak şerbet dökülür. Bu da benzer bir prensiple çalışır, sıcak şerbet soğuk tatlıya yavaşça nüfuz eder.
    • Her İkisi de Ilık/Sıcak: Nadiren de olsa bazı tariflerde bu yöntem kullanılsa da, tatlının dağılma riski daha yüksektir.

Kısacası, en yaygın ve güvenli kural: Biri sıcak, diğeri zıt sıcaklıkta (ılık/soğuk) olmalıdır. Bu, tatlınızın şerbeti emmesini kolaylaştırırken, dokusunun bozulmamasını sağlar.

4. Birleşme Anı: Şerbetleme ve Bekleme Süresi

Tatlının ve şerbetin sıcaklığını doğru ayarladıktan sonra sıra şerbetleme işlemine gelir.

  • Yavaşça ve Eşit Dökün: Şerbeti, tatlının her yerine eşit dağılacak şekilde, kepçe veya kaşık yardımıyla yavaşça gezdirerek dökün. Bir anda boşaltmak, tatlının bazı yerlerinin daha fazla şerbet çekmesine, bazılarının ise kuru kalmasına neden olabilir.
  • Bekleme Süresi (EN ÖNEMLİ ADIM!): İşte benim "özel püf noktam" diyebileceğim en kritik adım! Çoğu kişi sabırsızlanır ve tatlıyı şerbeti çeker çekmez yemek ister. Oysa şerbetli tatlıların o "tam kıvamında, yumuşacık" olması için bekleme süresi şarttır. Tatlıyı şerbetledikten sonra, en az 2-4 saat, ideal olarak 6-8 saat, hatta bir gece boyunca oda sıcaklığında dinlendirin. Üzerini bir kapak veya temiz bir bezle örtebilirsiniz. Bu süre zarfında tatlı, şerbeti tamamen içine çeker, dokusu olgunlaşır ve o aradığınız mükemmel yumuşaklığa ulaşır. Acele ederseniz, içi kuru kalır, dışı şerbetli olur. Bu, bir bebeği doyurmak gibi, sabırla ve sevgiyle yaklaşmanız gereken bir süreçtir.

5. Şekerpare ve Kalburabastı İçin Özel Püf Noktaları

Sizin de belirttiğiniz gibi, bu iki tatlıda kıvamı yakalamak bazen zorlayıcı olabilir.

  • Şekerpare:
    Hamuru çok yoğurmayın: İçindeki yağın erimemesi ve hamurun sertleşmemesi için sadece malzemeler birleşene kadar yoğurun.
    Unu kontrollü ekleyin: Ele yapışmayan, yumuşak bir hamur olmalı. Fazla un, şekerpareyi sert yapar ve şerbeti çekmesini engeller.
    Fırında çok kurutmayın: Üzeri hafifçe kızardığında fırından alın. Çok pişerse içi sertleşir.
    Şerbeti sıcak şekerpareye ılık dökün: Şekerparenin dokusu hassas olduğu için ani sıcaklık şoku dağılmasına neden olabilir.

  • Kalburabastı:
    Hamur kıvamı: Şekerpareye göre biraz daha tok ama yine de yumuşak olmalı. Kalburun üzerinde veya rende üzerinde şekil verirken dağılmamalı.
    İç harcı: Cevizli harcın çok ıslak olmamasına dikkat edin, yoksa pişerken içinden akıp tatlıyı dağıtabilir.
    * Şerbetleme: Şerbeti yavaşça ve eşit bir şekilde dökün. Kalburabastının üzerindeki desenlerin şerbeti çekmesine yardımcı olduğunu unutmayın. Yine sıcak kalburabastıya ılık şerbet en iyi sonucu verir.

Sık Yapılan Hatalar ve Kaçınma Yolları

Özetle, şerbetli tatlılarda en sık yapılan hatalar ve bunlardan kaçınma yolları şunlardır:

  • Hamuru fazla unlamak: Tatlıyı sert yapar, şerbeti çekmez. (Unu kontrollü ekleyin)
  • Şerbeti çok veya az kaynatmak: Çok koyu şerbet tatlıya girmez, çok sulu şerbet hamur yapar. (Belirtilen sürelere ve kıvama dikkat edin)
  • Şerbet ve tatlı sıcaklığını yanlış ayarlamak: Tatlının dağılmasına veya şerbeti çekmemesine neden olur. (Biri sıcak, diğeri ılık/soğuk kuralını uygulayın)
  • Bekleme süresini kısa tutmak: Tatlı şerbeti tam çekemez, içi kuru kalır. (Minimum 6-8 saat bekleyin)
  • Fırında fazla/az pişirmek: Fazlası kurutur, azı çiğ kalır. (Gözlemleyin, altın rengini yakalayın)

Son Söz

Şerbetli tatlı yapmak, evet, sabır ve biraz pratik gerektirir. Ama inanın bana, yukarıda bahsettiğim bu püf noktalarını uyguladığınızda, o aradığınız "tam kıvamında, yumuşacık" lezzete ulaşacaksınız. Her deneme sizi biraz daha tecrübeli, biraz daha usta yapacak. Mutfak, deneme ve yanılma yeridir; önemli olan yılmadan devam etmek.

Unutmayın, sevgiyle ve özenle hazırlanan her yemek, her tatlı zaten kendi başına eşsizdir. Şimdi bu bilgilerle, mutfağınızda harikalar yaratma sırası sizde! Deneyin, tadına bakın ve kendi yorumunuzu katmaktan çekinmeyin.

Afiyetle, sevgiyle ve tam kıvamında lezzetlerle kalın!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Değerli tatlısever dostlarım,

Şerbetli tatlılar... Adı bile ağzımızı sulandırmaya yeter. Hele bir de o tam kıvamında, altın sarısı rengi, şerbetini içine çeken, yumuşacık hali yok mu, insanı mest eder. Sorunuzu okurken, mutfakta defalarca yaşadığım o "Acaba bu sefer olacak mı?" heyecanını, bazen hayal kırıklığını, bazen de muhteşem zaferleri yeniden hatırladım. Kendi ellerinizle o mükemmel şerbetli tatlıyı yapmak, inanın bana, bir sanattır ve her sanat gibi onun da incelikleri, sırları vardır.

Senin de belirttiğin gibi, şekerpare ya da kalburabastı gibi tatlılarda o "tam kıvamı" yakalamak bazen gerçekten zorlayıcı olabilir. Kimi zaman şerbetini çekmez, kupkuru kalır; kimi zaman da fazla yumuşayıp dağılır. İşte bu makalede, yılların verdiği tecrübe ve mutfakta sayısız denemeyle edindiğim bilgileri seninle paylaşarak, bu sorunları ortadan kaldırıp, o rüya gibi tatlılara nasıl ulaşacağını anlatacağım. Gelin, bu lezzetli yolculuğa birlikte çıkalım!

Şerbetin Altın Kuralları: Kıvam ve Sıcaklık Oyunu

Şerbetli tatlıların adı üstünde, en kritik unsuru şerbettir. Şerbetin kendisi başlı başına bir uzmanlık alanı.

Kıvam ve Oranlar: Tatlının Can Suyu

Şerbetin ne çok katı ne de çok cıvık olması gerekir. Benim yıllardır şaşmayan, hemen her şerbetli tatlıda uyguladığım bir oran var: Her 2 su bardağı şeker için 2.5 su bardağı su. Bu oran, şerbetin ideal akışkanlıkta olmasını sağlar.

  • Kaynatma Süresi: Şeker ve suyu bir tencereye alıp, orta ateşte şeker eriyene kadar karıştırın. Kaynamaya başladıktan sonra, ocağın altını kısıp 10-12 dakika kadar daha kaynatmaya devam edin. Bu süre sonunda şerbet ne çok yoğun ne de çok sulu olacaktır.
  • Limon Suyu Dokunuşu: Kaynamanın son 3-4 dakikasında birkaç damla taze sıkılmış limon suyu ekleyin. Limon suyu, şerbetin kristalleşmesini engeller ve tatlıya hafif bir parlaklık verir. Sakın fazla abartmayın, aksi halde şerbetiniz çok ekşi olabilir. Ben genellikle çay kaşığının ucuyla eklemeyi tercih ederim.

Sıcaklık Dinamiği: Tatlının Kaderi Belirleyen An

İşte burası, şerbetli tatlılardaki en büyük ayrım noktasıdır ve senin de sorduğun kritik sorulardan biri. Şerbetin sıcaklığı ile tatlının sıcaklığı arasındaki ilişki, tatlının şerbeti emme kapasitesini doğrudan etkiler.

  • Sıcak Tatlıya Soğuk/Ilık Şerbet: Benim şekerpare, kalburabastı, irmik tatlısı (revani değil, daha yoğun olanlar) gibi daha yoğun kıvamlı ve dağılmaya meyilli olmayan tatlılarda tercih ettiğim yöntem budur. Fırından çıkan, ilk sıcağı geçmiş (5 dakika kadar dinlenmiş) sıcak tatlının üzerine, iyice soğumuş veya en azından ılımış şerbeti gezdirin. Neden mi? Sıcak tatlı, soğuk şerbetle buluştuğunda ani bir şok yaşar ve bu şok, tatlının gözeneklerinin açılıp şerbeti daha iyi çekmesini sağlar. Eğer her ikisi de sıcak olursa, tatlı hamurlaşabilir; her ikisi de soğuk olursa, şerbeti çekmez.
  • Sıcak Tatlıya Sıcak Şerbet: Revani, Kemalpaşa tatlısı gibi daha hafif ve gözenekli tatlılarda, fırından çıkan sıcak tatlının üzerine sıcak şerbet dökülebilir. Ancak bu yöntemde de şerbetin çok kaynar olmaması, tatlının ilk sıcaklığını biraz atması önemlidir. Ben bu riski almamak adına genellikle ılıktan biraz daha sıcak şerbeti tercih ederim. Senin şekerpare ve kalburabastı için kesinlikle sıcak tatlıya soğuk/ılık şerbet yöntemini öneririm.

Hamurun Can Damarı: Mükemmel Dokunuşun Sırrı

Şerbet ne kadar iyi olursa olsun, hamur iyi değilse sonuç hüsran olur. Hamur, tatlının iskeletidir.

Malzeme Seçimi ve Hazırlığı: Kalite Her Şeydir

Birçok kişi tatlı yaparken malzeme kalitesini göz ardı eder, oysa fark yaratan budur.

  • Tereyağı mı Margarin mi? Benim favorim her zaman tereyağıdır. Tereyağı, tatlıya eşsiz bir aroma ve ağızda dağılan bir doku verir. Eğer margarin kullanacaksanız, kaliteli bir marka seçmeye özen gösterin.
  • İrmik ve Un: İrmik tatlıya o karakteristik dokuyu verirken, un da hamuru bir arada tutar. Kaliteli ve taze ürünler kullanın. Ben genellikle orta kalınlıkta irmik kullanırım.
  • Yoğurt ve Yumurta: Bunlar hamura nem ve zenginlik katan unsurlardır. Yoğurt, tatlıya hafif bir asitlik ve yumuşaklık verir. Yumurtalar oda sıcaklığında olmalı ki, hamurla daha iyi bütünleşsinler.
  • Kabartıcılar: Hamurun kabarması için kullanılan kabartma tozu veya karbonatın son kullanma tarihine dikkat edin. Bayat kabartıcılar tatlılarınızın sönük kalmasına neden olabilir.

Yoğurma ve Dinlendirme: Sabrın Lezzete Dönüşümü

  • Doğru Kıvamda Hamur: Şekerpare ve kalburabastı gibi tatlılarda hamurun kıvamı çok önemlidir. Ne çok sert ne de ele yapışacak kadar yumuşak olmalı. Kulak memesi kıvamı deriz ya, işte o kıvam. Hamuru yoğururken, un ve irmiği yavaş yavaş ekleyerek kontrollü ilerleyin. Benim tavsiyem, tüm malzemeleri karıştırıp, unun bir kısmını ayırarak, hamur toparlanmaya başlayana kadar yoğurmak. Sonra kalan unu yavaşça ekleyerek istediğiniz kıvamı yakalamak. Eğer hamur çok sert olursa şerbeti çekmez, çok yumuşak olursa dağılır.
  • Aşırı Yoğurmaktan Kaçının: Hamuru çok fazla yoğurmak, glutenin aktifleşmesine ve tatlının sertleşmesine neden olabilir. Malzemeler birleşip homojen bir hal aldığında yoğurmayı bırakın.
  • Dinlendirme Şart: Hazırladığınız hamuru, şekil vermeden önce oda sıcaklığında 15-20 dakika kadar dinlendirmek, malzemelerin birbiriyle bütünleşmesini sağlar ve hamurun daha kolay şekil almasına yardımcı olur. Benim tecrübelerime göre bu dinlendirme aşaması, tatlının fırında daha güzel kabarmasına da yardımcı oluyor.

Fırınlama ve Son Dokunuşlar: Mükemmel Sonuç İçin

Pişirme Süreci: Sabır ve Gözlem

Fırınlama, tatlının dokusunu ve rengini belirleyen son adımdır.

  • Doğru Fırın Sıcaklığı: Şerbetli tatlıları genellikle 170-180°C (alt-üst ayar) fırında pişiririm. Fırını önceden ısıtmak çok önemlidir.
  • Pişirme Süresi: Tatlının boyutuna ve fırınınıza göre değişmekle birlikte, genellikle 25-40 dakika sürer. Tatlının üzeri altın sarısı rengini alana kadar pişirin. Benim mutfağımda, altının da kızardığından emin olmak için bazen son 5 dakikada fırının alt ayarını biraz artırdığım olur.
  • Aşırı Pişirmeyin: Tatlının içini kurutmamak için fırında gereğinden fazla tutmayın. Aşırı pişen tatlılar şerbeti tam çekmez ve kuru kalır.

Şerbetleme ve Sabır: En Kritik Bekleyiş

  • Anı Yakalamak: Fırından çıkan tatlıyı 5 dakika kadar dinlendirin ki ilk sıcaklığını atsın. Sonra önceden hazırlanmış ve soğutulmuş/ılıtılmış şerbeti, tatlının her yerine eşit gelecek şekilde yavaşça gezdirin. Benim annemden öğrendiğim bir püf noktası var: şerbeti dökerken kepçeyi yavaşça gezdirerek her yere ulaşmasını sağlamak.
  • Üzerini Kapatmak: Şerbeti döktükten sonra, tepsinin üzerini bir başka tepsi veya temiz bir bezle kapatın. Bu, buharın içeride kalmasını sağlar ve tatlının şerbeti daha homojen bir şekilde emmesine yardımcı olur. Aynı zamanda yumuşacık olmasının da anahtarıdır.
  • Dinlendirme Süresi: İşte en zor kısım! Tatlıların tam kıvamına gelmesi için en az 3-4 saat, hatta mümkünse bir gece buzdolabında dinlenmesi şarttır. Bu süre zarfında şerbet tatlının her hücresine işler, lezzetler demlenir ve tatlı istediğiniz yumuşaklığa ve kıvama ulaşır. Sabırsızlık etmeyin, bu bekleyişin sonunda alacağınız ödül buna değer! "Acele işe şeytan karışır" derler, şerbetli tatlılar için bu söz tam anlamıyla geçerlidir.

Uzmanın Özel Püf Noktaları: Benim Küçük Sırlarım

  1. Bir Tutam Tuz: Şerbeti hazırlarken içine bir tutam tuz ekleyin. Tadını dengeleyecek ve lezzeti bir üst seviyeye taşıyacaktır. Çoğu kişi bu sırrı bilmez ama inanın fark yaratır.
  2. Delme Yöntemi: Özellikle kalburabastı gibi daha yoğun ve kalın tatlılarda, şerbeti dökmeden önce tatlının üzerine bir kürdan veya çatal yardımıyla birkaç yerinden delikler açın. Bu, şerbetin içine daha kolay nüfuz etmesini sağlar.
  3. Hafifçe Bastırma: Şerbeti döktükten sonra tatlıların yüzeyine hafifçe bastırarak şerbetle temasını artırabilirsiniz. Tabii dağıtmadan ve zarar vermeden.
  4. Malzeme Kalitesi: Tekrar ediyorum, kaliteli malzeme kullanın. Özellikle tereyağı ve irmiğin lezzete etkisi inanılmazdır.
  5. Dondurma Testi: Eğer şerbetin kıvamından emin olamıyorsanız, kaynamanın sonuna doğru bir çay kaşığı şerbetten alıp küçük bir tabağa damlatın. Buzdolabında birkaç dakika soğuttuktan sonra parmağınızla kontrol edin. Hafif yapışkan ama akışkan olmalı.

Sevgili dostum, mutfak bir laboratuvar gibidir. Her deneme sana yeni bir şeyler öğretir. Şerbetli tatlıların o tam kıvamını yakalamak için biraz sabır, biraz da pratik gerekecek. Ama bu adımları dikkatle uyguladığında, kısa sürede sen de kendi mutfağının şerbetli tatlı uzmanı olacaksın. O aradığın yumuşacık, tam kıvamında, şerbetini içine çekmiş şekerpareleri, kalburabastıları yapmaya başladığında ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaksın.

Unutma, her usta şefin bile zamanında başarısız denemeleri olmuştur. Önemli olan pes etmemek ve her seferinde daha iyisini hedeflemektir. Şimdiden ellerine sağlık, mutfağından mis gibi şerbetli tatlı kokuları eksik olmasın! Afiyetle!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap

9,220 soru

17,097 cevap

34 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 24
0 Üye 24 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 1964
Dünkü Ziyaretler: 6140
Toplam Ziyaretler: 4833695

Son Kazanılan Rozetler

efe_acar Bir rozet kazandı
hasanmuculu Bir rozet kazandı
zeynep_kurt Bir rozet kazandı
hataylı Bir rozet kazandı
nisanur_ciftci Bir rozet kazandı
...